Akın Kaya / AKP Aleviliği ve kirli hesaplar.



 

Mevcut iktidarın Suriye kaosu ile eşzamanlı olarak Türkiye Alevi’lerini yeni bir katliam ile yüz yüze getirme maksatlı planı son ‘’Dersim’’ tartışmaları ile kendini ziyadesi ile deşifre etmiştir. Bu planın ilk aşaması Alevileri kendi içinde parçalama ve kimliksizleştirme operasyonuydu kısmen de bunda başarı kaydettiler. Muazzam bir enformasyon hayata geçirildi.

Alevileri ilk olarak statükocu ve rejim aleyhtarı olarak ayrıştırma sahneye kondu, son yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu ayrım ayyuka çıktı ilk saflaşma miladı oldu. Balıkkesir’in bir köyünde sistemle pek sorun yaşamamış, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmamış, hiçbir devrimci birey kurum muhatap olmamış, sinmiş masum bir Alevi’yi statükocu diye hor görme, dışlama hatta düşman ilan etmeye gidecek kadar insafsız vicdansız ve akıl dışı bir propaganda sahneye kondu. Tabi bunun bir karşılığı olmalıydı oldu da maalesef, hiç adı sanı bilinmeyen analist ve medya müdavimleri ve her dönemin atına atlayan kartvizitinde adının önünde Alevi yazan bir gurup ısrarla ‘’sistemin yılmaz bekçiliği, laikliğin ve cumhuriyetin teminatı’’ safsatası ve saçmalığı altında bu ayrışmanın kara propagandasını yaptılar.

Alevileri diğer bir ayrıştırma planı ise ırksal farklılık. Arap Alevilerine AKP’nin geldiği evin abisi Recai Kutan’ın ‘’nusayri’’ tarifi ve söylemini unutmadık elbette, Anadolu Aleviliği ve Arap Aleviliği farklılığı tartışmaları ve bu çerçevede ipe sapa gelmez ‘’Araplara güven olmaz’’ cümleli klasik ırkçı söylemler ve Arap Alevilerin ibadet farklılığını (camii, namaz, oruç, zekat vs) ön plana çıkararak sanki Sünni ve/ya Anadolu Alevileri ile alakası olmayan başka bir mezhepmiş gibi gösterilmeye çalışıldı.

Türk Alevilerine, Kürt Alevilerinin esasında ne Kürt ne Alevi olduğunu, bunların isyandan (soykırım) kaçan milliyetlerini ve dinini gizlemiş Ermeniler olduğu propagandası yapıldı. İlginçtir bu planın bir parçası da başta eski TTK başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu olmak üzere MHP milletvekilleri de katkıda bulundu anlıyoruz ki AKP bu projesinde gerektiğinde CHP ve MHP kadrolarını da görev verebiliyor. Hiç önem arz etmediği ve yıllardır bu seviyede gündem olmadığı halde resmi ideoloji tarihinin saptırma ve masa başında yazılan bazı belge ve yazılar sahne almaya başladı aynı hızla da bir takım kişiler bunlara dayanarak ‘’Türkmen Aleviliği’’ni yazıp çizmeye hatta Aleviliğin Türk Şaman adetlerinden günümüze sirayet etmiş hali gibi komik hiçbir inandırıcılığı olmayan asılsız iddialar konuşuldu.

En mühim ve can alıcı ayrım ise Alevileri inançlı ve ateist ayrımıdır. Esasında burada ki çelişki ve niyet cümlenin içinde saklıdır. Alevi olan kimse ateist değildir! Olamaz. Eğer bir birey inançsızlığı tercih etmiş olursa başka inanç ve mezhebin mensubu olamaz hali ile. Buna rağmen ve sosyolojik koşullarında müsaitliği ile başta Erdoğan’ın ‘’Ali’siz Alevilik’’ söyleminden de anlaşılacağı gibi sanki marifetmiş ya da muhafazakar zorba iktidara muhalefetin bir koşuluymuş gibi, onlardan (uyduruk Türk Sünni inancı) olmama adına Ateizm malzemesi özenle süslenip özellikle genç Alevilere servis edilmiştir oysa bir araştırmaya göre Türkiye’de Ateistlerin çoğu Alevi değil Sünni ailelerden oluşuyor. Bunun birçok amacı vardır ilki ateist Alevinin katli daha cazip ve hak görülecektir diğer inanç kesimlerinde makul karşılanacaktır. Diğer bir sebep ise Suriye kaosu ile başlayan Ortadoğu Şii mezhebi ve kurumları ile Türkiye, Kürdistan Alevilerinin yakınlaşmasını böylelikle engellemektir.

Düşünün ki kadın kahkahasına, hamile kadının sokakta bulunmasına dahi tahammülsüzlük gösteren, alkol kısıtlamaları ve liste kendi içinde uzayıp giden bu fikirdekilerin zikirlerinde bir ‘’ateizm derneği’’ni hoş görmesi hiç mi dikkat çekmedi! (hoş bir etkisi olduğu da söylenemez fakat en masumane demokratik bir harekete dahi antidemokratik yaklaşım sergileyen bir iktidar ateizm derneğine müsamaha gösteriyor)

Velhasıl bir pinpon topu gibi oradan oraya fırlatılan, yeniden dizayn edilmeye çalışılan Alevilik 1400 yıllık bir gerçek ve tarihi boyunca inancını mezhebini hiçbir inanca ve mezhebe dayatmamış bunu dillendirmeyi dahi ayıp saymış Balkanlarda, Kafkasya’da, Ortadoğu’da, Anadolu’da ve birçok coğrafyada iktidar kaygısı taşımamış barışçıl ama buna karşılık tarihin sayfalarında sıkça rastlayacağımız sayısız katliamlara maruz kalmış masum ve mazlum bir topluluk Aleviler.

 

Benzer Yazılar

İki dilek tutum..Tuttu..Teşekkürler dünya / Ruhi Uzunhasanoğlu

Bugüne iki dilek tut… ” Ve çok uzak, Çok uzaklardaki istanbul limanında, Gecenin bu geç vakitlerinde, … Kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları: Hürriyet ve ümit, Su ve rüzgârdılar “ Şimdi çok uzaklarda, Taa hindistanda, Bir laz uşağı tek başına. Bugün saat 16:30 da Bengaluru Asya kupası yarı final maçına çıkacak.İlk maç deplasmanda...

Kanser hastalığı için farkındalık yazısı…/ Ruhi Uzunhasanoğlu

Ne diyorum Yavuz ( Bingöl ) biliyormusun , Kocamustafapaşa’da öğrenci evinde bizim Muhsinle ( Kızılkaya ) kızartılmış patatese yumurta kırardık , yanında akşama kadar tok tutsun diye iki ekmek.İTü’de güzel insanlarla tanışmıştım , onlar başka dünyalar , hayaller peşinden gittiler , çok dert , çok tasa çektiler.Muhsin ne yaptı ne etti VEKİL oldu , bende...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler