Akın Kaya … BİR EYLÜL TRAJEDİSİ


  • Edebiyat
  • 29 Eyl 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

2936746-viraneArnavut kaldırımlı, dar sokaklı İstanbul’un en eski semtinin birinde giriş katında ne ararsan bulabileceğin derme çatma, birazda pasaklı, estetikten uzak ağır nem ve plastik kokulu dükkâna girdik. Leğen ve içinde ne olduğunu hep merak ettiğim ve sonradan kuşyemi olduğunu öğrendiğim çuvalların arkasından yetmiş yaşlarında ki Hacı Arif bizi görünce, olduğu yerden doğrulup göz ucu ile süzdü. Gözlüğünü taktı, neden geldiğimizi sorar gibi el işareti yaptı, zira hiç alışveriş yapacak gibi durmuyorduk. Arkadaşın kiralık ev için geldiğimizi söylemesi Hacı’nın iştahını kabartmış ama şüpheci bakışlarında ki yoğunluk fark edilir şekilde artmıştı. Yeleğinin cebinden köstek saatine baktı. Kapıya doğru yöneldi, namaz vakti geldiğini evvela camiye gitmemiz gerektiğini sonra ev için konuşabileceğimizi söyledi. “Haydi beraber gidelim” demesi ile davetine icabet edilmesi bir anda oldu. Ürkütmemek, gönlünü hoş tutmak gerekiyordu ev sahibi ile anlaşma öncesi. Ben bir şekilde kaçmayı başarsam da arkadaşım trajikomik bir şekilde Hacı Arif ile cami yoluna düşmüştü.

Ahşap merdivenlerin her basamağı ayrı bir tonda ses veriyordu. Henüz ikinci kata geldiğimizde Hacı yorulmuş olacak ki biraz soluklanalım dedi. Başından takkesini çıkarıp, yüzündeki teri sildikten sonra bir güzel katlayıp cebine koydu. Dönüp tekrar evi hangimizin kiralayacağını sordu. Cebinden bir deste anahtar çıkarıp, el yordamı ile bir tanesini seçip anahtar deliğine soktu olmadı! Sırayla bu harekete devam etti. Yardım talebimizi katiyetle ret ettikten yaklaşık bir yirmi dakika sonra büyük işlemeli ahşap kapıyı açmayı başardı. Hacı arkadaşa sürekli sorular soruyor iyi bir kiracı olması konusunda gözdağı veriyordu. Odaların birine adımımı atınca, pencerenin üstünde duvardaki haç işlemesini gördüm. Bu bir Rum evi idi.

Bilmediğimiz hangi yaşamların mekanındaydık böyle! Sanki o Rum aile hala orada yaşıyordu ve birazdan evin hanımefendisi içeri girip bize ne aradığımızı soracaktı. Ürperdim, birazda utandım ve hüzünlenmiş vaziyette Hacının yanına gittim. Bu evi ne zaman aldığını, eski sahiplerini tanıyıp, tanımadığı gibi sorular yönelttim. Sorulardan pek memnun olmamıştı  – Gavurların eviydi burası! ‘’Rahmetli’’ babası ve arkadaşları hepsini satırlarla kovalamış bu mahalleden! Hacı konuştukça başım dönüyor ellerim titriyordu, dinlemeye bilmeye tahammülüm yoktu ama öğrenmeliydim bu istilayı…

Petro, İstanbul’un en becerikli ayakkabı ustalarından biriydi, Rum eşrafı içinde de sevilen sayılan bir zattı. Karısı Malinda ve çocukları ile mütevazi bir hayat yaşarken, bir Eylül gecesi dükkanına giren eli palalı komşuları tarafından tehdit edilmişti. Petro onlarla konuşmaya, sorunun ne olduğunu anlamaya ve çözmeye çalışmak için adeta yalvarmıştı ama çetelerin gözü dönmüştü Petro’yu dinlemiyorlardı. Tartaklayıp, hemen evini ve dükkanını terk etmesini aksi halde bunu zorla gerçekleştireceklerini söylüyorlardı.

Malinda sofrayı topladıktan sonra bir hayli keyifsiz olan kocasının yanına bir sandalye çekip oturdu. Petro, başı önünde öylece duruyordu. Yemek boyunca da hiç konuşmamıştı, karısının elini tutması ile irkildi ve çocukların uyuyup uyumadığı sordu. Malinda şefkatle bakıyordu kocasına. Neler olduğunu Kilisede ki ayin sonrası ayaküstü sohbetlerde konuşulan konu olduğunu tahmin ediyordu. Petro’ya evi ve dükkânı satıp bir an önce buralardan gidebileceklerini söyledi. Petro ise kaymakamın sürekli müşterisi olduğunu, zaman zaman sohbet ettiklerini, bu meseleyi onunla konuşup halledebileceği söyledi. Karı koca uzun saatler bir çare aradılar durdular ve gidip uyuyan yavrularının başını okşayıp üstlerini örtükten sonra tedirgin bir uykuya daldılar.

Petro ensesinde ani bir acı hissetti. Elinden gazete ve ekmeği düştü. Dönüp bakmak istedi, yapamadı. Olduğu yere yığıldı. Nefes alıp veriyordu ama hareket edemiyordu. Kanının ekmeğin yanından süzülüp gittiğini görüyordu. Bağrışmalar, hakaretler ve tekbir seslerini duyuyordu ama hiçbir tepki veremiyordu. Malinda ve çocukları düşündü, onları kurtarmak için son bir gayret ile doğrulmaya çalıştı, olmadı. Başına toplananlara karısına ve çocuklarına dokunmamaları için bir şeyler söylemeye çalıştı ama dudaklarını oynatamadı. Göz kapakları ağırlaştı, derin bir uyku hali çöktü üzerine. Uyumak istemiyordu, çaresizlik boğazına düğümlendi. Son kez  çocukları ve Malinda için Tanrı’ya dua etti ve uykuya daldı!

Hacı bin lira kira istedi!  Hacı, Malinda’nın çocuklarının bir tanesini kaçırmak için kollarına alıp koştuğu merdivenlerden düşüp ömrünün sonuna kadar sakat kaldığı, diğerinin de mübadele yolunda hastalıktan ölen çocuklarının uyuduğu bu oda için bin lira istedi.

Hacı, Petro’nun iki kadeh içip udunu çaldığı, karısının ona şarkıları ile eşlik ettiği bu pencere kenarı için bin lira istedi.

Hacı, ölüm ve sürgün ile gasp edilmiş bu ev için bin lira istedi.

Her metre karesinde acının ve zulmün olduğu bu topraklarda yaşamayı hiç sevemedim, Teneffüs ettiğim hava, içtiğim su bile onların hakkı olduğunu biliyorum ve haklarını helal etmelerini diliyorum… Çünkü söz, bir acıyı tarif etmeye yetmiyor…

Akın KAYA

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Mahsum Teyfur/ İKTİSAT, KADIN VE EDEBİYAT

Duygular bazen o kadar çok karmaşık olur ki, anlatamaz, dile getiremez, yazamazsın. Karmaşık duygular içerisindeyim. 4 yıllık İktisadi ve İdari Bilimler fakültesini bitirmenin hem heyecanını hem de üzüntüsünü yaşıyorum. Eğitim hayatımın başında da sonunda da hiçbir zaman gelecek kaygısı yaşamadım. Fakat okuduğum bölüm ruhumda büyük tahribatlara neden oldu. Aldığım eğitim gereği, birçok ülkenin ekonomik ve...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler