Akın Kaya / Lübnan Hizbullah’ına Kısa bir bakış…



18 Ocak’ta İsrail’in Suriye sınırları içerisinde bulunan Kuneytra ilinde Lübnan Hizbullah güçlerine suikast düzenlemesi ve hemen akabinde Hizbullah’ın Şebaa çiftliklerinde İsrail’e misilleme eylemi ile karşılık vermesi bir kez daha dikkatlerimizi Hizbullah’a çekmiştir.

Peki kim bu ”Hizbullah ? ”

Türkiye siyasetinde pek bilinmeyen Ya da çeşitli dezenformasyon ile haksız bir önyargı ile kısıtlı bilgiye sahip olunan Hizbullah, 1980’li yıllarda İsrail’in işgal altında tuttuğu Lübnan topraklarından atılması ve emperyalist askeri güçlerin ülkedeki varlıklarına son verilmesinde etkin güç olan Hizbullah askeri örgütlenmesi yanı sıra sosyal alanlarda da özelikle yoksul  halkın yararlandığı dört hastane, on iki klinik, on iki okul, iki kooparetif gibi çalışmaları da söz konusudur.

Türkiye’de büyük bir çoğunluğun önyargısına sebep 1990’lar da Kürdistan’da PKK’nin mücadelesine karşı Türk hükümetinin örgütlediği ve sahaya sürdüğü Kürt Sünni kontra örgütünün ismi ile aynı olması ve özellikle medyanın muazzam çarpıtma ve yönlendirmeleri ile Hizbullah’ın alışagelmiş tipik bir Ortadoğu selefi yapılanması gibi algılanmasına sebep olunmuştur. Tabi siyasal ahlak ve vicdan sahibi her birey bunu araştırma gereği hissetiğinde hakikatın çok başka olduğuna şahit olmuştur. Bugün en basit ve etkili dezenformasyon taktiği Lübnan Hizbullah’ının salt Şii örgütlenmesi olduğunu, kurnazca islamafobik refleksli insanların duygularını okşayan cümleler ile farklı ve alakasız selefi yapılanmalar gibi algısı yaratılmasıdır. Oysa örgüt tabanında ve Lübnan halkının tüm kesiminde karşılığı olan çoğulcu ve diğer din ve mezhepler ile sorun yaşamak bir yana sempatisini toplamış bir hareket olmuştur. Öyle ki diğer tüm bilgi ve gelişmeler gibi pek azımızın bildiği ilginç bir gerçek ise; 2006’da ki savaş ta Lübnan Hizbulahı bünyesinde İsrail’e karşı savaşmış ”Hz Meryem’in kılıcı” adlı bir hristiyan bölüğü dahi olmuştur. Ve Lübnan içerisinde ki diğer siyasi partiler Hristiyan El-Vatan, Şii Amal, Sünni harakat Majd partisi, Ermeni Taşnak partisi, Sosyalist parti, Arap demokrat partisi ile seçim sürecinde ”8 mart koalisyonu” adı altında ortak hareket edilmiştir.

Yaklaşık dört ay önce yapılan bir kamuoyu araştırmasında ülkede ki hristiyanların büyük bir çoğunluğu Hizbullah’ın kendilerini koruduğunu düşündükleri geri kalanların ise Samir Caca’yı desteklediği sonucu çıkmıştır. Bu Samir Caca ismi ise ilginçtir Suud hanedanlığının ve selefilerin desteğini arkasına almış Lübnan iç savaşında İsrail destekli hareket etmiş ve büyük katliamlara imza atmış bir kişiliktir. Ayrıca ele alınması gereken bir konu tabi o dönem çeteleri ile Sabra ve Şatilla kamplarında yüzlerce masum sivil Filistin’liyi vahşice katletletmesi.

Suriye kaosunda örgütün genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah’ın öngörüsü ve bu Uluslararası terör saldırında taraf olduklarını açıklaması üzerine Türk hükümetinden tepki geçikmemişti. Dönemin başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ’ın lüzumsuz, alaksız bir zamanda kin ve nefretle Hizbullah açıklaması bu örgütün AKP zihniyetinin dahi rahatsız olacak kadar doğru bir yolda olduğuna işaret etmişti bizlere.

Hizbullah’ın anti emperyalist duruşu ve işgalci siyonist İsrail rejimine karşı mutlak güç olduğu gerçeği Türkiye sol hareketleri içerisinde hak ettiği karşılığı ve değerlendirmeyi görmemesine rağmen büyük ölçüde merak uyandırmayı da başarmıştır.

Hassas dengeler üzerine kurulu ülkeler ve çeşitli emperyal planların sahne aldığı Ortadoğu’nun durumundan bağımsız siyaset üretemeyeceğimiz gerçeği, bizlere alışa gelmiş kısır iç siyaset hastalığından,sistemin işaret ettiği ve izin verdiği ölçüde polik tavrın halklara ve geleceğimize bir faydasının olmayacağını fark edip, popüler ve baskıcı devşirilmiş ideolojik kısıtlamalar ile akıl ve vicdanlarımızın ambargolardan, siyasi kısıtlamalardan sıyırıp sadece ABD, Kanada, Avustralya ve İsrail hükümetlerince terör örgütü ilan edilmesine karşın Dünyada bir direniş örgütü olduğu kabul görmüş, Sol ideolojinin de kutsalı insanı ve insanca yaşamı temel alan, vahabi, emperyalist, siyonist kiralık katilerine karşı dirayetli duruşu, masum ve mazlumun yanında olan bu gerçekliği akıl ve vicdan kantarımızdan bir kez daha damıtıp yüzleşmek dileği ile

Benzer Yazılar

İki dilek tutum..Tuttu..Teşekkürler dünya / Ruhi Uzunhasanoğlu

Bugüne iki dilek tut… ” Ve çok uzak, Çok uzaklardaki istanbul limanında, Gecenin bu geç vakitlerinde, … Kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları: Hürriyet ve ümit, Su ve rüzgârdılar “ Şimdi çok uzaklarda, Taa hindistanda, Bir laz uşağı tek başına. Bugün saat 16:30 da Bengaluru Asya kupası yarı final maçına çıkacak.İlk maç deplasmanda...

Kanser hastalığı için farkındalık yazısı…/ Ruhi Uzunhasanoğlu

Ne diyorum Yavuz ( Bingöl ) biliyormusun , Kocamustafapaşa’da öğrenci evinde bizim Muhsinle ( Kızılkaya ) kızartılmış patatese yumurta kırardık , yanında akşama kadar tok tutsun diye iki ekmek.İTü’de güzel insanlarla tanışmıştım , onlar başka dünyalar , hayaller peşinden gittiler , çok dert , çok tasa çektiler.Muhsin ne yaptı ne etti VEKİL oldu , bende...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler