Akın Olgun/ ‘Aahhh Belinda’


  • Gündem
  • 28 Haz 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akınHrant arkadan vurulmadı. O yaşıyor ve yazmaya devam ediyor. Ağız dolusu gülüyor. Eşine sevgi dolu şiirler karalıyor hala. Kerinçsiz denen bir avukat hiç olmadı. Öyle ağzından salyalar falan da akmıyor. Veli Küçük denen bir paşa yok. Hrant hiç yargılanmadı. Bir mahkeme olmadığı için, korkunç homurtular çıkararak dolanan bir paşa da görmedik.

Yargısız infaz, faili meçhul, işkence, gözaltında kayıpları hiç yaşamadı bu ülke. Kimse oğlunun mezarını aramıyor, kimse asit kuyularında eritilmedi, kışla bahçelerine gömülmedi. Havadan bombalar yağmadı. Çoluk, çocuk paramparça edilip annelerinin eteklerine doldurulmadı.

Rahip Santoro katledilmedi. O yaşıyor hala. Hatta cami imamları ve cemaat ile koyu bir sohbet içinde. Dinler arası kardeşlik ve aynı topraklarda bir arada, yan yana olmanın hatıralarını paylaşıp, çaylarını, kahvelerini yudumluyorlar. Kendini onların arasında o kadar güvende ve huzurlu hissediyor ki…

Malatya’da, o yayınevine hiç kimse girmedi. Ellerinde bıçaklar, içerdekileri kıtır kıtır kesmedi. Keserken birbirlerine seyrettirmediler. Kimseyi boğazlamadılar. Yerler kan içinde değil, pırıl pırıl. Onlar yaşıyorlar. Telefonda anneleri, babaları ve kardeşleriyle konuşup ne kadar güzel bir ülkede olduklarından, ne kadar misafirperver bir toplum içinde yaşadıklarından bahsediyorlar.

“Aahhh Belinda”

Ne zorunlu askerlik var, ne de arkasından vurularak intihar etti denilen askerler. Ne de karakollara sağ girip, ölü çıkanlar. İsmail Saymaz ise sadece kitapları için kurguluyor bunları. Okuyup “Yok artık, böyle bir ülke olabilir mi?” diyoruz.

Çocuklar hiç öldürülmedi. Ceplerinde bilyeler, ellerinde uçurtmalar ile koşuşturuyorlar. Çocukların kafasına nişan alıp, gaz bombası ile başlarını paramparça eden polisler falan da yok. “Bak postacı geliyor” tekerlemeleri ile sıra sıra olmuş eğleniyor onlar. Öyle mutlular, öyle mutlular ki…

Ellerinde kalaslarla gençleri kimse linç etmiyor. Ali İsmail yaşıyor. Nerede ihtiyaç varsa ilk gönüllü o hala.

Parklar, bahçeler, sanat şenlikleri, festivaller, konserler bütün ülkeyi sarıp sarmalamış. O kadar özgür nefes alıyoruz ki başımız dönüyor.

Kimse kimsenin, giyimi, kuşamı ile ilgili değil. Kimse kimsenin inancıyla uğraşmıyor.

Temmuz’da aydınlar diri diri yakılmadı. Devlet seyretmedi. Yakanlar milletvekili, bürokrat vb olmadılar. Şarkılar, türküler, deyişler, semahlar dönülüyor hala. Sofralar kuruluyor, kardeşlik paylaşılıyor.

“Aahhh Belinda”

Gazeteler gerçekleri anlatıyor. Ortalıkta ne “hıyar”lar, ne de “kullanışlı aptallar” denen bir kavram var. Kimse yazdıkları ve düşündükleri için cezaevinde değil. Cezaevlerinden de tabutlar çıkmıyor. Kadınlar “namus” diye öldürülmüyor. Hak, hukuk, adalet denen bir tartışma hiç olmadı, olmuyor. Hâkimlerimiz, savcılarımız o kadar titiz ki terazi asla şaşmıyor.

Soma’nın, Zonguldak’ın, Şırnak’ın maden işçileri yaşıyor. Yan yana açılmış mezarlar yok. Çocuklar karnelerini babalarının mezarlarına götürmüyor. Sendika ağaları yok, güvencesiz çalışmak yok, taşeron yok. Elleriyle binaları diken işçiler, naylon çadırlarda yanarak ölmüyor.

Kimse dilinden, inancından dolayı horlanmıyor, yuhalanmıyor. Çok kültürlü bir toplum olmanın değerleri ile mutlu, mesut yaşıyoruz.

Doğa, çevre bilincimiz ile koruyoruz her şeyi. Gökdelenler, Plazalar, AVM’ler her yerde sırıtmıyor. Şehirler tarihleri ile kucaklıyor hepimizi. Her cadde bir meydana ve parka açıldıkça övünüyoruz kendimizle.

Yönetenler hatalarından dolayı hesap veriyorlar. Nasıl daha iyi bir ülke yaratabiliriz derdindeler. Kimse çalmıyor, kimse paraları sıfırlamıyor.

“Ah Belinda, sağlıklı, ışıl ışıl taptaze. Ailenizin büyülü şampuanı. Büyük mutluluk pırıltısı Belinda”

“-Kestik…”

Atıf Yılmaz’ın unutulmaz filminde uyanıyoruz. Gerçek olanın içindeyiz.

Sahneler ve oyuncular farklı sadece. Katiller, hırsızlar, darbeciler hepsi bir arada cümbüşdeler.

Sırada Cumhurbaşkanlığı var.

Işıl ışıl, mutluluk pırıltısı vaat ediyorlar.

Yenilenmiş formülü ile yeni Belinda sizleri bekliyor.

BirGün gzt

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler