Akın Olgun/ Aptallık Çağı


  • Gündem
  • 27 Şub 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akinolgunDünyanın nasıl mahvedildiğini anlatan bir belgesel “Aptallık Çağı”

Tekrar seyrediyorum ve aynı saatlerde Başbakan İle Bilal Oğlan arasında geçen konuşmalar düşüyor gündeme. Bir ironi gelip oturuyor gözlerimizin önüne.

Dünyayı ele geçiren Kapitalizmin ya da bu tanımlanın yarattığı itici algıya karşı geliştirilen yeni tanımlama ile küresel ekonominin baş aktörlerinin yaşadığımız dünyada daha çok kar etmek için nasıl bir sistem geliştirdiklerini anlatıyor Aptallık Çağı.

Aptallık kısmı insanlığın geldiği bilinç düzeyi ile bunun yapılabiliyor olmasına bir gönderme. Sadece aptallar aç gözlülükleri ile yaşadıkları dünyayı yok etmeye kalkabilir çünkü.

İliğine kadar sömürülmüş ve geri bıraktırılmış toplumların soysuz yöneticiler eliyle, kendi halklarına reva gördükleri zulüm ise içler acısı.

AKP iktidarına sunulan uluslararası desteğe ve imkâna Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir hükümet sahip olmadı. Konjonktür olarak dört ayaküstüne düşmüş bir hükümet vardı iktidarda. İktidarın önüne engel olabilecek tüm sorunlar Cumhuriyet tarihinin en organize işi ile ortadan kaldırıldı. Demokrasi şenliği hep bir başka acı yaratılarak kutlanır ya bizde. “Demokrasi karşıtları” tasfiye edilmiş, Cumhuriyet, sırtındaki yük ve kamburdan kurtulmuş ve sırtına yeni binecekler için yer açılmıştı.

İktidarın önüne serilen tüm bu imkân ve olanak nasıl hoyratça yok edildi sorusuna birçok cevabımız var elbette ama en önemlisi aptallık çağındayız ve bununla da bir bağı var. Aç gözlülük ve daha fazla kazanma hırsı bu. Tüm ideallerin satılabilir bir mal olduğuna inanmış bir ruh hali bu. Her koyunun kendi bacağından asıldığına inanan bir ahlaksal çöküntünün yansıması.  Gücü kendine yontan ve onu toplumla paylaşmayan bir aç gözlülük. Bir avuç seçkin olmak için kurban edilen bir ülke. Halkların geleceğinin ipotek altına alınarak üstünde tepinmeyi kendisine hak görenlerin küstah siyasetlerinin üçüncü dünya düşüklüğü hepsi.

Halkı kandırınca tüm dünyayı da kandırabileceğini ve kendisinden başka bir alternatifin olmadığı için mecbur olduklarını düşünen bir aptallık. Nasıl bir okuma yapıyorlar? Nasıl bir siyasi gelecek yorumlaması yapıyorlar? Gelinen nokta gösteriyor ki bu aptallık hastalığı bir okuma yapabilecek vizyona, bilince sahip değil. Demokrasi ve büyük ekonomik refah diyerek yola çıkanların bir süre sonra hızla içe kapanarak ilelebet hüküm sürebilecekleri bir çark kurmaya yönelmelerine başka ne diyebiliriz?

Kaybetme korkusu ile gücü tek elde toplamaya kalkan bir garabet dolanıyor tepemizde.

Bir ülke tamamen beton yığıntılarına boğuldu ve o betonları büyük değişim reklamlarıyla sevdirdiler. Beton seven, onu elde etmeye çalışan ve üst üste istiflenerek sınıf atladığını sanan bir sonradan görmelik ülkenin kucağına oturdu. “Bu milletin var ya… ”diyen görgüsüz ve ahlaksız müteahhitlerin AR-sızlığı girdi devleti yönetenlerin içine. Bir gün tüm o binalar birer virane ve hayalet evler haline gelecek. “Ekoloji ne la” diyenlerin baki kalan eşekliklerini tüm topluma itaate zorlayanlar lanetle anılacak tıpkı kendisinden öncekiler gibi.

Kocaman evlerde o evlerin tüm boşluklarına tıkıştırdıkları milyon dolarlarla yaşıyorlar. Nerede boşluk var sıkıştırıyorlar anlaşılan. Garip bir zengin köylülük hali. Evlerini para kasası olarak kullananlar hayatı nasıl algılıyordur diye düşünmeden edemiyor insan. Yataklarının altında bir cesetle yaşamak gibi.

Değer mi böyle yaşamaya?

Aristokrasinin düzenlediği partilerde sabaha kadar yiyip içebilmek için dolan midelerini parmağını boğazına sokup kusan ve böylece boşalan midesinde yeniden yer açanlar gibi onlar da evlerinde boşluklar açıyorlar milyon dolarlar için.

Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yemek bu işte.

Aptallık çağı işte…

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler