Akın Olgun/ BirGün “ayrılığı”na dair…


  • Gündem
  • 13 Nis 2015
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

downloadSevgili Arkadaşlar,

2009 Ağustos’unda, Kürşat Kahramanoğlu ve Yaşar Seyman’ın ön ayak olmasıyla başlayan BirGün yolculuğum, 11.04.2015 tarihinde aldığım bir e-mail ile son buldu. Yıllar içinde, BirGün emekçileri ve okuyucularıyla ortak hikâyeler biriktirdik. Hepsi benim için çok değerli ve özeldir. Birlikte geçirdiğimiz zaman dilimi içinde, Türkiye’de çok şeyler yaşandı, değişti. Ben de yazılarımla, tüm yaşananları karınca kararınca, dilimin döndüğü, kalemimin erdiği kadarıyla yazmaya, dillendirmeye, duyurmaya çalıştım. Neden yazılarıma son verildiğine, bu ayrılığın neden yaşandığına dair çok fazla soru ile karşılaşıyorum. Elbette ki okurun bunu öğrenme hakkı vardır. Karşılıklı bir sorumluluğa çağrıdır bu.

Gereksiz bir polemik yaşanmaması için özenli davranmayı önemsiyorum. Bir veda yazısı yazmamın şartları ortadan kalktığı için, sizlere buradan sesleniyorum.

Bir gazetenin kimlerle birlikte yol alıp, almayacağını, yine gazetenin yöneticileri ve çizgisi belirler. Ortak ruhsal şekilleniş, amaçlar, hedefler, değerler içerisinde bu belirginleşir ve şekillenir. Buna uygun düşmeyen durumlarda ise gazete, yazarıyla yollarını basın etiği içerisinde sonlandırır. Olması gereken özetle budur.

Sonuç olarak, BirGün ile yolumuzun (naif deyimle) ayrıldığını, bir e-mail ile öğrenmiş oldum.  Ne oldu? Sorusunun cevabını sanırım e-mailin içinde bulacaksınız.

Gereksiz bir dizi söylem ve söylentiye mahal vermemek için bu e-maili sizlerle paylaşıyorum.

 

 

Berkant Gültekin

To

olgunakin@yahoo.co.uk

Apr 11 at 11:33 AM

Akın Bey iyi günler

 

Gördüğümüz kadarıyla yazılarınızda Haziran bileşenleri başta olmak üzere, sosyalist çevrelerin seçim tutumu ile polemik geliştiriyorsunuz.

 

BirGün, faşizme karşı bir araya gelen Taksim Dayanışması, Haziran Hareketi gibi solun ve kitle örgütlerinin meşru birlikteliklerini, ortaklıklarını seçimlerden bile daha fazla önemseyen bir gazete, bunu da biliyorsunuz, anlıyorsunuz.

 

Kendi yazdığınız gazeteyle polemik yapma ihtiyacı hissediyor ve bunu gerekli görüyor olabilirsiniz. Fakat takdir edersiniz ki BirGün, siyasi kimliğiyle var olan bir gazete, herhangi bir merkez medya yayın organı gibi değil.

O yüzden de siyasi olarak uyuşamıyorsak “Neden BirGün” diye sormak isteriz?

 

Bir BirGün yazarı olarak gerek gazetedeki yazılarınıza gerekse de sosyal medyadaki paylaşımlarınıza bakılırsa, üstelik size eski siyasal arkadaşlarınızdan gelen her türlü saldırıda önünüzde siper olmuş bir kurum olarak, fikirlerimize yönelik tutumunuzu geliştirici değil, yıpratıcı buluyoruz.

 

HDP ile bir politik gelecek düşlüyor olabilirsiniz, bunda hiçbir beis yok. Gazetemizde HDP’li yazarlar da var. Ama BirGün’ün de önemsediği bir birlik ruhu var ve herkes buna saygı duyuyor.

CHP’li vekiller de bizde yazıyor ve hiçbiri “CHP’ye destek olunsun” diye ne bize ne okurlarımıza çağrıda bulunmuyor.
Politik kimliğe sahip bir gazete olarak, BirGün’de yazmanızın gerekçelerinin ortadan kalktığını düşünmekteyiz. Düşüncelerinizi size politik açıdan daha uygun bir mecrada insanlara ulaştırmanızı, gazetemizin politik çizgisi açısından daha yararlı görüyoruz.
Bugüne kadarki yol arkadaşlığınız ve emekleriniz için teşekkürler…

 

Berkant Gültekin

BirGün Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

 

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler