Akın OLGUN/ Dur bir dinle


  • Gündem
  • 22 Mar 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akınÖlüyor gençler, çocuklar, anneler, babalar ve bir yerlerde iktidar savaşınız için kefenler giyip çıkıyor sokaklara insanlar ve “öl de ölelim” diyerek karşılıyorlar seni. Gülüyorsunuz, tebessüm ediyorsunuz ama bu ruh hali eline önce sopa, sonra bıçak, pala ve sonra hasım belirlediklerini katletmek, ezmek, linç etmek için fırlayacak sokağa, mahalleye, meydana.

Dur bir dinle. Seslendiğin kitleler çocuğunu kaybetmiş anneleri yuhalıyor. Bir başkasının acısı üzerine sevinç, mutluluk, huzur inşa edemezsiniz. Buradan sadece daha fazla öfke, daha fazla acı ve daha fazla ölüm çıkar sadece. Omuzlara alınan her tabut öfke ile ağırlaşır, can almak, can vermek sıradanlaşır ve tüm toplum aklıselim ne varsa karşısına intikam koyar.

Dur bir dinle ve anla ki öfkenin bir sonraki halidir intikam. Kendi ellerinizle kutuplaştırıp, hiçleştirdiğiniz, ezdiğiniz, yok saydığınız, hakaret ettiğiniz, küfredip, aşağıladığınız ne varsa gelip kapınıza dayanır. “Öl de ölelim” sloganları, pankartları, kefen gösterileri sokakta kendini kanıtlamak için önce en zayıf olanı bulur.

Sanmayın ki siz ses tonunuzu yükseltir en azgın cümleleri arka arkaya sıralar, en ağır ithamları kusar ve secim bittikten sonra hepsi unutulur. Yüklediğiniz her nefret bir gün çıkar içerilerden ve en ufak olayda patlar. Birilerini paramparça eder. Birilerini sürükleyip bir karanlık köşede boğar, birileri büyür kitleselleşir ve kan yükselip herkesi boğacak hale gelmeden dinmez.

Dur bir dinle. Yolsuzluğun, yozluğun üstünü sandıkla, hukuksuzlukla, adaletsizlikle örtebilir ama çok büyük bir kesim nezdinde meşruluğunuzu yitirmiş iseniz asla yönetemezsiniz. Her şey unutulur sanıyorsunuz, oysa hafızalarda ve yüreklerde yara kurumaz. Her görüntü, her ses, her ima, her konuşmanız yarayı kanatır. Sokak susmaz, meydanlar susmaz, şehirler susmaz. Siz korkuya güveniyorsunuz lakin cesaret de korku gibi bulaşıcıdır unutuyorsunuz. Yıkılan diktatörler, sistemlerin hepsi bu cesaretin sonucudur. Tıpkı korkunun sonucu diktatörlük ve zulüm olduğu gibi. Sarsılırsınız, dağılırsınız, yıkılırsınız ve en önemlisi biriktirdiğiniz o öfke kapınıza dayanır.

Dur bir dinle. Bu devletin kodlarında çiftleştiğini yemek vardır. Devranın dönmesini bekler ve ansızın bugün yaptıklarınızı önünüze koyarak kendi fermanlarınıza imza attırırlar. Siz tarihi soy, sop, ced sanıyor yanılıyorsunuz. Sadece tarih bilinci olmayanlar kendini mutlak ve vazgeçilmez zanneder. Oysa tarihin çöplüğü vazgeçilmişlerle doludur.

Dur bir dinle. Seni rakibine, rakibini sana ve her ikinizi aslolan’a kıydırır, sonra üstünüze çıkıp zıplarlar. Siz ne olduğunu anlamadan, geçmişinizde bıraktıklarınızı ülkenin dört bir tarafına dağıtıp lanet okuturlar. Sizi kefenle karşılayanlar, kefeni size giydirmek için gönüllü sırasına girerler.

Dur bir dinle. Elindeki gücü mutlak saydıkça ve o gücü zayıf olanı ezmek, yok etmek için kullandıkça daha çok düşeceksin aşağıya. Ağzından çıkan her sözü alkışlayıp “efendim” hizasına girenler, elini göbeğine bağlayıp karşında hazır ola geçenler sana, size asla gerçeği söylemeyecek elbette. Sadece duymak istediklerini salacaklar ortalığa. Egonuzu okşayıp ceketlerini, eteklerini çekiştire çekiştire “başbaganım, başbaganım” diye dolanmaya devam edecek ama arkandan “bu ne ya” söylevleri çekip satışın alt yapısını yapacaklar.

Dur bir dinle. Arkandan sadece yaşayanlar değil, ölüler de konuşacak. Öldürdüklerinizin, yok ettiklerinizin, canına kıydıklarınızın da sesini duyacaksınız. Nereye gitseniz peşinizden gelecekler. Hiç unutmayacaksınız, hatırlayacaksınız her zaman ve en yakınlarınızı kaybettiğinizde, geçmişten “çocukların ahı” fısıltılarını duyacaksınız.

Dur bir dinle. Bu kadar gücü, bu kadar desteği, bu kadar olanağı kendi çıkarların için heba edişine “ahmaklık” hastalığına tutuldu yok etti diyecekler. AVM’ler, duble yollar, köprülerle değil, yalan dolan, vahşet ve yolsuzluklarla hatırlayacaklar sizi.

Artık ağzınızla kuş tutsanız inanmayacak milyonlar size. Kendinizi hiçbir zaman güvende hissetmeyeceksiniz.

Dur bir dinle lakin artık çok geç.

Kaybettiniz.

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler