Akın OLGUN/ Ne oluyor


  • Gündem
  • 12 Mar 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akinolgunHer kesim öfkeli. Her kesim öfkesini en kötü senaryolarla besliyor. ‘Ne oluyor?’ sorusuna aşağıdan bakanlar tutundukları yerden cevaplar vermeye çalışıyor. Meselelerin neresinden tutsanız elinizde kalıyor.  Büyük kaotik bir atmosfer hâkim.  Ne zaman ne olacağı, nereye savrulacağı ve nereye varacağı belli olmayan bir dönemin içindeyiz. Siyasetin birçok oyun kurucusu var. İttifaklar stratejisi sürekli el değiştiriyor. İktidar cemaate karşı devletin eski sahipleri ile kol kola giriyor, ana muhalefet partisi kavgadan önüne düşen fırsata sarılıyor, cemaat hem muhalefetin elini güçlendirmeye çalışıyor hem de iktidar içinde kurumlaşmış yapısını kontrol altına alarak varlığını idame ettirmeye çaba harcıyor.

Bu tür kaotik dönemlerden çıkacak fırsatların kokusunu alan sus puslar birden cesarete gelip ortaya karışık yazmanın bir kazanç getirmeyeceğinin farkına varırlar. Medyanın yeni “Spartaları” rolünü elden bırakmayıp bir sonraki döneme adlarını muhalif ve cesur gazeteciler olarak geçirmenin peşine düşerler. Öyle cümleler kurarlar ki siz muhalif duruşunuzdan şüphe edersiniz. Kendi arkadaşlarının işine son verip, sonra onu kurtarmaya çalıştım, bunu tutmaya çalıştım falan filanla dolu bir öykü yazarlar. Demirören için yaşlı, baskı altında kalmış, ne yapacağını bilmeyen bir ezik iş adamı masumiyetine dayayıp sırtlarını “direndik”, “gazetemizi korumaya çalıştık” besmelesi ile yeniden şekillenecek siyasi atmosferi içlerine doldururlar. Yaşarlar yani…

Nagehan ile Ruhat Mengi karışımı bir tuhaf kabın içine biraz cesaret, biraz muhaliflik, biraz etik otu atıp atarlanırlar. Herkes gidici kendileri kalıcı olmaya iman etmiş egolarının zaferine yaslanmanın keyfini çıkarmakta pek hünerlidirler.

Siz,’ aşağıda ne oluyor?’ sorusuyla boğuşa durun, tepenize binmeye ve size parmaklarını sallamaya hazır yeni bindirmeciler görev yerlerine koşup “emredersiniz komutanım” selamını çakıyorlar bile. “Bir kümesin önünde tilki ile kurt kavgasını seyredip, kim kazanacak acaba diyerek izliyoruz. Hangisi kazanırsa kazansın yenilecek olan biziz” diyen arkadaşın sözleri cuk oturuyor buraya.

Kontrgerillaya af çıkardılar.

Katillerin arkasından su dökmüşlerdi. Şimdi geri dönüşlerine bayram ediyorlar. Bizi, yani kurbanlarını yeniden arkadan vuruyorlar, boğazımızı kesiyorlar, kurşunları dolduruyorlar, bedenlerimizi paramparça edip ailelerimize teslim ediyorlar yetmiyor hep birlikte toplanıp linç ediyorlar.  Ne değişti? Hiçbir şey. Devlet aynı devlet, katiller aynı katil, onları kurtaran, aklayan hukuk aynı hukuk. Önümüze attıkları “değişim, büyük Türkiye” vb zırvaları ile kolumuzu, bacağımızı, gözümüzü alıp karşılığında protezler verdiler. “Ya Allah bismillah Allahu ekber” sloganları ile “Hepimiz Kemalin askerleriyiz” sloganlarının, ortak düşman olarak toplumun önüne atılan Kürtleri hedef alması yeni koalisyonun ruhunu oluşturması boşuna değil.

Bir paşa kaç katilin özgürlüğü eder gördük. Paşa çıktı kuyrukları da arkasından. Paşa’nın yanında 32 dişi ile sırıtanlar inandıkları masumiyet için masumiyeti katledenleri de dışarı taşıdılar. Yukarıda anlaşıp imzaladıkları konsessus’un sonucunu biliyorlardı. Peki, bu anlaşmanın karşılığında ne vaat ettiler? Bilmiyoruz ama tahmin edebiliriz…

Şimdi Hrant’ın kimi arkadaşları olarak bu iktidara destek verip düşüncelerini hop hop hoplatanlar, nasıl bakacaksınız Hrant’ın yüzüne. Erhan Tuncel size selam çaktı “devlet yat dedi yattık, çık dedi çıktık” bu sözleri öpüp başınızın üstüne koyabilirsiniz. Kerinçsiz daha bir bilge görünüyor mu şimdi size? Zirve yayınevi katliamcıları gece yarısı sevinçle çıktılar dışarı. İbrahim Şahin, Veli Küçük ve onun yavru mafyası Peker el sallıyorlar görüyor musunuz? Bir paşa kaç katilin özgürlüğü eder “usta kalemler”?

“Katiller kulübü” arkalarında kendilerine yedeklenmiş bir sivil güç inşası ile meşrulaşıyor.

Siz o büyük siyasi “zekâ”nızla Paralel denenlere karşı, derin olanı dışarı taşıya durun,  her ikisinin ortaklığı buluşup, uzatacağınız kellelerinizi gözlerini kırpmadan alacaklar ve bugün meydanlara sizin için yığılanlar o gün daha fazla “kelle isteruk” diyerek üzerinizden geçecekler.

Şimdi kullanışlı aptallardan yeni timler oluşturacaklar. Bu ülkenin tüm ötekileştirilenlerin kanını akıtmak için devletin verdiği moralle pusulara yatacaklar.

Çünkü önce adaleti katlederler sonrası çok kolay.

Güvercin tedirginliği hepimizin üzerine çöktü artık.

Çıkardığınız katiller mağdursa, onların katlettikleri suçlu o zaman.

Tam da böyle düşünüyorlar…

 

 

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler