Akın Olgun/ Nefret ve pusu


  • Gündem
  • 18 Nis 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akın“Vatan haini, gazeteciliğe ihanet, ajanlar, dış güçlerin maşası” gibi söylemlerin, kendisine gazeteci diyenler tarafından muhalif yazarlara, akademisyenlere, siyasetçilere karşı kullanılmasına şahitlik ediyoruz yeniden. “Vatan hainleri” söylemi aslında bir nefret söylemidir. Muhaliflerini yok etmek ve sindirmek için devletin kirli dil arşivinin içine batanların, o bataklıktan temiz cümleler kurabilmesi mümkün değil. Dilin sütü bozulmuşsa, yapılabilecek bir şey de yoktur.
Gazetecilikteki bu yeni tür, iktidarın kendisine açtığı merayı korumak ve topraklarını genişletmek için her türlü çirkefliği makbul görmekte ve otlandığı merasında hiç durmadan mezar kazarak gömeceklerinin hayalini kurmaktadır. Eğer “vatana ihanet” söylemleri dönemi başladıysa, mutlaka bir yerlerde mezarlar kazılıyor demektir. Nefret ve pusu birlikte aynı hendekte bekliyor demektir.
“Siz vatan hainisiniz” diyerek höyküren o sesler hepimizin kulağını tırmalıyor. Seviyenin düşüklüğü, seviyesizliği bile utandırıyor. Kendisine ait cümleler kuramayan, sığlığını kof bir egoya giydirip, bir şeymiş gibi yapanlar, iktidar kurtarmaca oyunlarına kulak vermemizi ve dahil olmamızı istiyorlar.
Elden ele, kucaktan kucağa iktidarın verdiği taktik toplarını kanal kanal gezdiriyorlar. İktidar ve onun gücüne dizilecek övgü yarışında nasıl canhıraşlar, nasıl birbirlerini övgüde ezme yarışındalar seyrediyoruz her gün. Yok artık, bu kadar da değil falan derken, şaşkınlığımız elimizde kalıyor. Bizim şaşkınlığımız, şaşakalışımız övgü yarışına değil, insanın nasıl müsvedde haline gelebildiğine dair…
Şimdi her dalda oynamayı becerenler makbul iktidar için. Bir günde soldan sağa, cemaatten iktidara, liberallikten muhafazakârlığa geçebilme yeteneklerini ve hünerlerini kanıtlamış ve her şey olabileceklerine dair ruh hamurlarını güce teslim etmişlerin dönemi. Kabul edelim herkesin hamuru bu işe uygun değil. Onlar bu İŞin en iyileri.
“Komplo var” diyor muktedir. Hopp hepsi “evet komplo var. Meğer hepimiz kullanışlı aptalmışız” diyerek sahnede yerlerini alıp, Yıldıray abilerinin “göster dilini” kervanına ekleniyor.
Dün “elimde çok ciddi bilgiler var, istihbarattan arkadaşlara kontrol ettirdim. Çok açık, gazetecilikten yargılanmıyorlar, göreceksiniz” diyen Er Nagehan, şimdi yeni hedefe konanlar için çıtasını daha da yükseltip “vatan haini” diyerek doldur boşalt yapıyor.
Daha üst rütbeli olanlar ise, Kürt barışına karşı faaliyet yürüten gazeteciler tespit edip, onların savaş çıkartmak için Kürtleri ikna etmeye çalıştığını yazarak havalanıyorlar. Gelin görün ki Kürtlerin cahil ve siyaset okuması yapamadıklarına dair o sömürgeci aydın psikolojilerini açık ediyorlar. “Kandırılmış Kürtler” algısının arkasına korkakça saklanmış “aydın” kimliği ne kadar renkli gözlük değiştirirse değiştirsin hep aynı yerden bakmaya devam ediyor. İktidarın karşısında entelektüel bir duruş sergileyenlere duydukları öfke, kendi omuzlarında kendi başlarını taşımalarına engel oluyor.
Siyaset mi konuşuluyor? Hayır. Aklı başında analizlerle durum tespiti mi yapılıyor? Hayır. Muktedirin geleceğine yedeklenmiş ve ondan beslenen geniş bir kesimin tüm toplumu hizaya çekmek için tehdit, şantaj, karalama üzerine kurduğu döngüye dâhil olmamız isteniyor, hepsi bu. Hakan Albayrak gibi soru sorulmadan önce 10 dakika yağlama, yıkama yapacak “bol şükürlü” gazetecilerden oluşan, boş zamanlarında İslami yardım kuruluşları aracılığıyla İsrail’e kafa tutmaca oynayan, gelene ağam, gidene paşam diyen bir rol modeli, Başbakan’ın istediği Türkiye’nin özeti.
Tüm kurumlarda başlatılan cadı avı ile her gün birilerinin yerinden edildiğini okuyoruz. MİT yasasının neden bu kadar önemli olduğunu “MİT yasası çıksın, yurtdışında bile inlerine girilecek” diyen Burhan Kuzu’nun dilinden anlıyoruz. Büyük bir kıyım var. Cemaat’e yapılıyor deyip geçilecek bir mesele değil. Cemaat’e karşı yapılıyor oh oluyor, iyi oluyor diyerek zorbalık yasalarına verilen onay, onlarla işleri bittiğinde tüm kesimlere yönelerek, toplumun geniş bir kesimini dün olduğu gibi düşman hukuku yorumu ile içine alacak. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi bir tehdit olarak gördüklerini ve bunu saklamadıklarını düşünürsek, bunu daha iyi anlarız.
Özel yetkili gazeteciler işte bu suyu ısıtıyorlar. Tıpkı Ergenekon, Balyoz, OdaTV, KCK operasyonlarında yaptıkları gibi. Darbe ile hesaplaşıyoruz, askeri vesayetle hesaplaşıyoruz diyerek kendi sivil vesayet sistemlerini kurmaları gibi.
Bu yüzden hepimizin boy ölçüsünü alıp, mezarlar kazıyorlar. Muhalif gazetecilerden, yazarlardan, aydınlardan, akademisyenlerden başlıyorlar önce. İşlerinden etmek doyurmadı onları. Meralarında kazdıkları mezarlara gömmek istiyorlar.
“Vatan haini” söylemlerinin bu kadar yüksek perdeden çıkması bu yüzden.

BirGün

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler