Akın Olgun yazdı… Kobane neyi anlatıyor?


  • Gündem
  • 26 Eyl 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

akınKürt hareketinin bölge üzerinde kurduğu siyasi hat ve politik öngörüsü tartışmasız bir şekilde Ortadoğu’nun en önemli aktörü haline getirdi kendisini

AKIN OLGUN/ BirGün

Kürt hareketinin bölge üzerinde kurduğu siyasi hat ve politik öngörüsü tartışmasız bir şekilde Ortadoğu’nun en önemli aktörü haline getirdi kendisini. Siyasi esneklikleri, dengelerin akışına uygun bir şekilde konumlanmalarını sağladı. Ortadoğu üzerinde varlık mücadelesi bu esnekliğe sahip olmadan sağlanamaz. Pragmatizmin doğusunda siyaset böyle yürüyor. Türk dış siyasetinin bölge üzerine kurduğu keskin tavır alışları zaman içinde birçok yerde kırıldı. Türk dış siyasetinin ideolojik çöküşünü canlı seyrettik. Cumhuriyetin kuruluşu ve dünyadaki hızlı gelişmeler Türk dış politikasını daha içe kapanık, korunaklı bir siyaset çizgisi üzerine temkinli ve dengeli bir politika yürütmesini gerektiriyordu. ABD çizgisine katılım dahi bu dengelerin ölçüsü ile ilerliyordu. AKP iktidarı ile bu denge siyaseti çöpe atıldı. Yeni hat, aktif rol alan, müdahale eden ve Müslüman bir ülke olarak ABD’nin oluşturduğu “gâvur alerjisi”nin ateşini dindirecek ılımlı İslam modellemesine döndü. Biçilen rol ile pratik asla birbirine paralel yürümedi. İktidar bölge üzerinde kendi küçük hesaplarını, ABD’nin çıkarları arasına yedirmeye kalkarak daha baştan çuvalladı. Arap Baharı denen isyan en çok yeni Türk dış siyasetinin çapsızlığını ele verdi. Değişen dengeler, Mısır ve Müslüman kardeşler üzerinden yapılan siyaset ve Esad’ın üç beş günde gideceğini sanan yorumlamalara uygun tavır alışlar, Esad muhaliflerine sağlanan imkânlar ve derken “değerli yalnızlık” buluşu ile soslanmış Davutoğlu fiyaskosu… Esası, bu işi becerememiş, kotaramamış ve ellerine yüzlerine bulaştırmış olmalarıdır.

IŞİD’i bir kurtarıcı olarak beslemeleri ve kendilerine bağımlı hale getirerek bölgedeki Kürt siyasetini boğma çabaları ise artık sırıtıyor ve Amerikalıların bile sabrını taşırdığını gösteren “hoşaf” olma halleri ise içler acısı bir döküntülüğü ele veriyor.

IŞİD’in Kürt bölgelerine saldırısının açık bir Türkiye operasyonu olduğunu hepimiz biliyoruz. Fikir firikikcileri yandaş yazarlar ile Başbakan yardımcısı Y. Akdoğan’ın Kobane meselesine dair ifadesi birçok şeyi ele veriyor “PYD’nin önce pozisyonunu değerlendirmesi gerekir. Suriye bağlamında Esed’e bakışı ve pozisyonu bizim için önem taşıyor. Bu değişmeden de Türkiye, yani böyle bir yakınlaşma görüntüsü oluşması da çok kolay görünmüyor yani.”(Cumhuriyet) Özeti şu; Eğer Kürt siyasi haraketi bizim Esad politikamızın arkasında durur ve birlikte haraket ederse bu saldırılar durur. Kürtleri Esad’a karşı bir vurucu güç olarak görmek isteyen Akdoğan yağmur duasına çıkmış görünüyor. Lakin ABD’nin bölge siyaseti şimdilik Esad değil, bölge petrolünün güvenliğinin sağlanması. IŞİD’e karşı operasyon koalisyonu içerisine girmemek için ayak diretmiş olmarındaki ana kaygı, IŞİD ile kurduğu bağ değil, Esadlı bir çözümün varlığının devam etmesi. Kürtleri, kendi dış politikalarına yedeklenmiş aktör olarak görme taleplerinin altında, yeniden “etkin” olma savaşı var.

PKK artık bölgenin hem koruyucu gücü, hem de geliştirdiği demokratik birliktelik formülü ile yarattığı kazanımları meşrulaştıran bir örgüt. Bu meşruluğun bölge üzerinde tanınmasına dair geliştirdikleri taktikler ise dönemsel kesintilere uğrasa da hızla kabul görüyor. Rojava işte bu yüzden sratejik bir Devrim. Kobane bu yüzden önemli. Tampon bölge politikasına PKK’nin “işgal” diyerek gösterdiği tepki, yarattıkları meşruluğun Batı tarafından da tasdik edilmesine bir çağrı aslında. Uluslararası bir kabul için şartlar çok uygun ve çözüm politikasının nasıl ilerleyeceğinin kararı bu alanda verilecek. Kobane bu yanıyla Kürt haraketinin ikinci doğumu.

Barzani’nin yanar döner tutumu ile Türk dış politikasının kıvranması arasında kurulan politik bağ, Kürt haraketinin bölgede artık sözü geçen bir aktör olmasına duyulan rahatsızlıkta ortaklaşıyor. Rojava devrimi boğulursa, bölgenin üstüne Barzani ve Türkiye yayılacak.

Dışarıda yaşanan çöküşü, iç siyasete yani bulgurdan olmamaya odaklayacak iktidar. Dışarıda kaybetikleri her şey için, içeride “iç ve dış mihrak” demagojsine sarılacak.

Bu demektir ki başımıza daha çok çorap örecekler. Tabi kendi başlarına da.

Kobane neyi anlatıyor? http://birgun.net/news/view/kobane-neyi-anlatiyor/6157

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler