AN Gelir / Akın OLGUN



untitled

AN Gelir

“Vur de vuralım, öl de ölelim.”

Hayır. Ne ölün, ne öldürün.

Demokrasi yaşatmanın kültürüdür çünkü.

Ölmek ve öldürmek üzerine kurulu her hayat biçimsizdir.

Ölmeye ve öldürmeye hazır hale gelmişseniz eğer, artık insanlığınız sizi ruhen terk etmiş demektir. Yaşayan ölüler olarak gün sayarsınız hayatınızdan. Kıydıklarınız asla peşinizi bırakmaz. Her secdeye  vardığınızda, omuzlarınızda melekler değil hayatını çaldıklarınızın sesini duyarsınız. Neye sığınırsanız sığının vicdanınız hafiflemez.

Başbakan’ın binlerin ölmeye hazır olduklarını ilan edişine bıraktığı o tebessüm tarihe asılı kalıp, hep hatırlanacak.

Tarihin sizi nasıl hatırlayacağı ile ilgili bir dert sahibi değilseniz eğer,  her şeyi ama her şeyi yapmayı mubah sayarsınız.

Gücü kişisel hırsınızın bir parçası haline getirdikçe küçülür, küçüldükçe zorbalaşırsınız.

Başbakan artık bir zorbadır.

Zorbalığına onay vermeyen herkes artık onun için düşmandır.

Düşman gördüklerinin çeperi paranoyak biçimde her gün daha fazla derinleşecek ve kendi çevresinde olanları da içine alarak genişleyecektir.

Herkesi ayakları altında ezebileceğine inanan bir Başbakan var.

Onun bu ruh halini sıvazlayan geniş bir ahali ve güce tapan bir kitlesi var. Oysa güç zayıflamaya başladığında hiç biri etrafında olmayacak.

“Tarihi ezenler değil, ezilenler yazar” sözünü tersine çevirmek isteyen çok lider, çok diktatör olmuştur.

Başardım dedikleri anda çökmüş ve etraflarındaki güç aurası bir anda yerle bir olmuştur.

Hayatın kendi isteklerine göre akabileceğine inanan bu güç esareti her defasında kafasını duvarı vuracak, ama asla akıllanmayacak ve bildiğini okumaya devam edecektir.

An gelir Başbakan, an gelir paldır küldür yıkılır dünya…

Ve siz ne olduğunu anlamadan meydanlar üzerinize çöker.

Ölmeye ve öldürmeye hazır hale getirdiğiniz insanların akıttığı kan ve gözyaşı ise kapınıza dayanır.

Meşru olan ayakta kalır çünkü. Tarihsel bir yenilgi sadece bir söz değildir. Onun ağır sonuçları olur.

Halk, ne anketlerin size sunduğu bir ölçüm, ne de sandığa bıraktığı oy pusulasıdır.

Aşağıdan biriken ve siz bastırdıkça fısıltıları örgütleyen ve hiçbir istatistikte, ankette bulamayacağınız iç konuşmaların derinlerden yukarıya doğru birden taşmasıyla yansıtır kendini.

Demokrasi zekanız bunu anlar, anlamaz ayrı bir konu ama değişimin önünü tıkayan her şeyi sürükleyip bir kenara atar bu güç.

Duygularını, yaşam biçimlerini, sohbetlerini hemen her şeyi kontrol edilebileceğini sanmak için ahmak olmak gerekir. Bu ahmaklığı ısrarla deneyenler oldu. Başaramadılar…  Siz de başaramayacaksınız…

Siz meydanları, sokakları kuşattıkça büyüyecek öfke. Derin bir suskunluk olacak. Siz her şey bitti hallettik diyeceksiniz. Sesiniz daha bir hükümkar, daha bir dikta olacak. Kulaklarınızı sağır edecek kadar alkışlar duyacaksınız. Her sözünüze, her cümlenize kurbanlar kesilecek lakin an gelecek derin suskunluğun yeniden ayak seslerini duyacaksınız.

Meydanlarda ezilenlerin kanı olacak ve üzerinde sizin ayak izleriniz. Lanetle anılacaksınız, beddualar edilecek arkanızdan. Kendi ayaklarıyla sehpaları tekmeleyenlerin sözleri yankılanacak her yerde. Şakşaklar susacak, kulağınızı sağır eden alkışlar yerini terk edişlere bırakacak.

Demokrasi tarihine geçen zulümlü her sözünüz işte bu gerçeği örüyor…

AKIN OLGUN

 

 

 

 

 

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler