"Öyküler" kategorisindeki yazıları incelemektesiniz.

Melek Öztürk / Son Havari (Öykü)

Ah Nisan, bana bir dönsen, ne olur dönsen. Ne yaptım ben sana? Korkmuyorum, insanlar gözlerime baktığında deli olduğumu anlasınlar istiyorum. Dünyanın en masum insanı, ah Nisan, o bana bir şey yapmadı ki. Vicdan azabı çekiyorum. Ah Nisan! Bana bir dönsen, ne olur… Ne yaptım ben sana, o kadar mı kötüyüm? Boktan bir hayat. Ne yapacak...


  • Öyküler
  • 09 Mar 2015
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

Ay ve Şenlik Ateşleri / Nazım Öztürk

Rumi 1419. hava sıcaktı. Nahoş bir akşam. Boğazın nazar-ı boncuğu, nem de var. Kıssayla; İstanbul gibi bir akşam. Arkadaşlarla anlaştık; Beşiktaş’ın maçını Kadıköy Şelâle’de izleyeceğiz. Kadıköy bizi, biz onu severdik. Biz Beşiktaş’ı sever, o bizi bilmezdi. Varsın bilmesin; biz karşılıksız sevginin, fedakârlığın ne demek olduğunu çok iyi biliyorduk; Aşkın değil, sevdanın olduğu topraklarda filizlenmiştik. Hoş...


  • Öyküler
  • 03 Eyl 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

ÇARMIHTAN SEHPAYA BİR İSA PEYGAMBER / Akın KAYA

… Tüm bağrışmalar silah sesleri ve koşuşturmacalar sona ermiş, derin bir sessizlik ve ağır bir barut kokusu etrafı sarmıştı. Başucuna akbaba gibi toplanıp karga tulumba sürüklediklerinde, göğsünden süzülen sıcak kırmızılığa ve az ötesinde cansız uzanan arkadaşına bakabilmişti sadece. Hengâme tekrar başlamıştı, hakaretler, tekmeler ve çekiştirmeleri hissetmiyordu. Göz kapakları ağırlaşmış derin bir uykuya doğru yola çıkmıştı....


  • Öyküler
  • 26 Ağu 2013
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

“Ben Ermeniyim, Onun Yakınıyım”

Akın Olgun/ ecel öyküleri adlı kitabından… “OLAN DA, OLMAYAN DA BU CANDADIR…” Okul dağıldığında öğrenciler ellerinde karneler ve aldıkları notların hiçbir önemi yokmuşçasına, çılgınca koşturarak okuldan çıkıyorlardı. Hepsi neşeli ve hepsinin yüzü gülüyordu. Ta ki, okulun bahçe kapısından dışarı adımlarını attıkları ana kadar. Ellerindeki karneleri neşeyle sallayan bu çocuklar, bahçe kapısından dışarı çıktıkları anda, sanki...


  • Öyküler
  • 14 May 2013
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

BİR SESSİZ ÖYKÜ / Akın KAYA

AKIN KAYA/ ÖYKÜ Nizamiye kapısının tam karşısında adımlarının yavaşladığını fark etti. Yanından güle oynaya geçenlerin onun deli olabileceğini düşünmelerini bile umursamadan, yutkunarak, belli belirsiz bir şeyler mırıldandı. Annesini düşündü bir süre… “Sakın oğlum, sakın ha! Sana sütümü helal etmem eğer bunu başaramazsan” dediğini, muhabbet kuşlarını azat ettiğini anımsadı. Yaşayabilecekler miydi acaba kafeslerinin dışında? Kendisiyle cebelleşip...


  • Edebiyat
  • 27 Nis 2013
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

Tecridi Çizen Mimar Aynı Zamanda Ruhunu da Vermiş

  Hapishaneyle genç yaşımda tanıştım… Bir öğrenci gösterisinden tutuklanmıştım. Yaşım henüz 18 değil. Hapishane idaresinin girişinde işlemler yapılıyorken ben nasıl bir yere geldiğimi anlamaya çalışıyordum. Resim çekimi, sorular, imzalar, kâğıtlar vs derken başgardiyanın son cümlesiyle irkildim, “saçlarını kesin sübyana verin.” Ne saçı ne sübyanı ben siyasiyim hocam, dedim. Gardiyanlar gülmeye başladılar. Meğer bizim arkadaşlar benim...


  • Edebiyat
  • 29 Mar 2013
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

Gerçek Karamsardır

“Kendi beyazlarımızı yaratıp, nefret ettiklerimize benzeyeceğiz” Sabır taşını kelepçelemişti kendi ellerine… Susmakta, haykırmakta aynı tavda, suyun bilincinde dövülüyordu. Yüreğin bu kadar yürekli, bu kadar barış yüklü oluşunun nedeni ise hakikati can’da arayışındandı. Bundandı Ahmet Kaya’nın ölümsüz kılınışı… Türkü yüklü olmak, türkülerde yiğit olmanın ağır yükünü taşımak, babayiğit bir harcın ürünüydü ve de oyunu bozandı. Düşüncenin...


  • Öyküler
  • 29 Mar 2013
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok
Devamı...

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler