Fakirin yüzü soğuktur / Akın Olgun



safe_imageAKIN OLGUN/ BirGün

Bir Anadolu sözüdür bu. Fakir olanın etrafında kimseler olmaz.

Zengin’in yüzü sıcaktır. Etraflarında fırıldak olunur.

Fakir olandan uzak durulur “acaba benden bir şey mi ister” denilerek göz ucuyla takip edilir. Uzaktan bir selam verilerek, acelesi varmış gibi bir telaşla adımlar hızlandırılır. Zenginin ise elini sıkmak, fırsatını bulup kafasını kadraja sokmak, saliseler için bile olsa yan yana gözükebilmek için bin türlü hokkabazlık yapılır.

Güç ilişkileri en pespaye görüntüleri size sunar. Önce kafa, sonra bel, sonra tüm vücut ayaklara kadar eğilir. Hazır eğilmişken bir de ayakkabısının tozunu alayım diyenler de az değildir.

Siyasetin yüzü sıcaktır.

Gücü elinde bulunduranların etrafındaki pervanelikten bunu anlayabilirsiniz. “Siyasetin tozunu yutan vazgeçemez” derler. Alakası yoktur. Külliyen yalandır. Mesele güce olan hayranlıkla ve onun bir parçası olmakla ilgilidir. Milletvekili olabilmek için dönen fırıldaklıkları takibe kalksanız psikolojiniz bozulur. En beylik laflar, kükremeler, atarlı tavırlar bir zaman sonra vıcık bir itaate evrilir. Yedekçi ruh hali, kendi geleceğini alttan alta örerek ve her fırsat bulduğunda kafasını çıkarıp büyük partici, lider sevici olduğunu kanıtlamak için çırpınıp durur. Bu yüzden hızını alamayıp karşı tarafa ana avrat sövüp gözden düşenlerin, “en iyisini partim bilir, ben bir halt yedim, partime zarar verdiysem boynum kıldan incedir” tarzında bir vıcıklıkla icazet dilenip, yeniden particilik oynamasına şaşırmayız.

Muhalefet ile yan yana durmamak, ağır cümleler kurarak saldırmak bir ön kabul şartı olmuştur. Aynı sofraya oturmamak, aynı panelde, çevrede gözükmemek için kırk takla atanların, “aman yanlış anlaşılır” diyerek köşe bucak kaçık hallerine tanıklık etmemiz de şaşırtıcı değildir.

Fakirin yüzü soğuk olur.

Kanser tedavisi gören ve ilaçların temini için çözüm isteyen genç kızın eline para sıkıştırıp, ardından “sakın düşürme” diye aşağılamayı da elden bırakmayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ı anlamak bu yüzden zor olmadı. Koskoca Şehircilik Bakanı’nın şehirsiz görgüsü ile yüzleşmemiz, onların yaşam biçimlerinin bir yansımasıydı.

Başbakan’ın, yüzü soğuklara defalarca kükremesıne ama iş adamlarını koltuğunun altında karpuz taşır gibi taşıyıp diyar diyar gezdirmesinde bir tuhaflık sezinlemek, bunu dile getirmek, konuşmak, yazmak gibi eylemlerin yasadışı sayıldığı bir ülkedeyiz artık. “tıııp-SUS ” oynamanın en güzel oyun olduğu keşfini yapanların yolunun açılması da bir tesadüf değil elbette. Başbakan’ın uçağına binebilmek, hiç olmazsa bagaj kısmına dâhil olmak için çırpınan kelli felli adamların, danışmanların iki dudağı arasına sıkışıp analizler döktürmelerini seyretmek garip bir uçurum duygusu veriyor insana. Ama gelin görün ki onların yanakları işte bu yüzden kanlı canlı…

THY işçilerinin grevini ülkemizin en marka havayoluna yapılmış bir iç ve dış güçler oyunu propagandası yapıp, “ben bu oyunu bozarım” efelenmesiyle iktidardan rol kapmaya çalışanların patrondan yana yazı kuşanmalarına alıştırıldık artık. Grevcilerin yanında durup bir de patrona efelen de görelim seni demek yersiz tabi…

Nerede grev var, nerede gösteri var, nerede hak arayışı var, nerede adaletsizliğe isyan var ise onlar yoklar.

Çünkü onlar kanlandılar.

“Bit’i kanlanınca önce eşini sonra arkadaşlarını boşarmış” diye boşuna demiyor yüzü soğuk olanlar.

İktidar ve çevresinin özeti biraz da bu…

 

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler