Gonca Çelik/ ERKLİĞİNİZE NANİK


  • Gündem
  • 23 Haz 2014
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

1173860_10151733405357850_1428768416_nGünümüzün kendini ve toplumun dayattığı kalıplarını yıkmış, benim için <devrimci>, <bilinçli> ve <modern>, siz erkekler için <aşüfte> kadını baş düşmanınız oldu.

Kendine özgüveni tam olan, evlilik kurumunu, aile denen kavramı, <yuvayı dişi kuş kurar> dayatmanızı sorgulayan, kendi bedeni üzerinde sadece kendinin söz hakkı sahibi olduğunun bilincine erişen, ilk cinsel deneyimini istediği ve kendi <seçtiği> kişiyle yaşayan, <başında bir erkek olmaksızın> rahatlıkla hayatını idame ettirebilen, bir erkeğin çalıştığı hemen hemen her işte çalışabilen (Dersim-çarşıda, yıllardır ayakkabı boyacılığı yaparak çocuklarına bakan kadın buna örnektir), fizyolojisi dışında sizinle toplumsal eşitliğini çoktandır kanıtlamış olan kadın, zihninizde ve sapkın fantezilerinizde yarattığınız kadınla/köleyle zerre bağdaşmadığındandır düşmanlığınız, yok edilişimiz.

<Ayıp> ve <günah> adı altında toplumda yıkılamaz hale gelmiş her tabu sizin ürününüz, sizin yaratımlarınız. İçinde sıkışıp sonsuza değin orada kalmamızı istediğiniz bu kalıplardan başımızı dışarı çıkardık çıkaralı başladı düşmanlığınız. Kurallarınıza uymadığımız/köleliğe karşı çıkışımızdandır ki <kaşar>, <yollu> vb. aşağılıkça yaftalamalarınıza maruz kalışımız namus cinayetlerine kurban edilişimiz.

Sizin kokmuş anlayış çerçevenizde, kendi yarattığınız kalıplara sığmayan, o kalıplardan taşıp eline isyan bayrağını alan, kokmuşluğunuza burun kıvıran kadının yok edilmesi revadır.

 Okuduğum üniversitenin Kamu Yönetimi Kulübünün yakın zamanda düzenlediği <yerel yönetimlerde kadın temsili> adlı panele katılan Diba Keskin’in anlattığı gibi; pis bıyıklarınızın altından homurdanıp ‘’kadından belediye başkanı mı olurmuş..?’’ düşüncenizi yıktığımız içindir ki bize olan can düşmanlığınız. Virginia Woolf’un şu sözleri Diba Keskin’inkiyle bağdaşır nitelikte: ‘Keats ve Flaubert ve diğer üstün yetenekli adamlar dünyanın kendilerine kayıtsız kalmasına güç dayanıyorlardı, ama kadınlara baktığımızda bu kayıtsızlığın yerini düşmanlık alıyordu. Dünya kadına, erkeklere dediği gibi <İstersen yaz, umurumda değil!> demiyordu. Dünya kaba kaba gülerek <Yazmak mı?> diyordu. <Yazman ne işe yarıyor?>’’   

 Ve o panelde Diba Keskin şunları da dile getirmişti: ‘’Zihninizde kadın ve erkeği yan yana oturtabilirseniz, iktidar olma hırsınızı bir kenara bırakabilirseniz cenneti aramanıza gerek yok, cenneti bu dünyada görebilirsiniz.’’ Özellikle dikkat ettim, erkekler dahi delice alkışlamışlardı Diba Keskin’i. Kim bilir, belki o paneldeki erkeklerden biri, evine döndüğünde yemeğin tuzu neden az diye eşini dövmüştür…

Sizin dayatmalarınıza boğun eğmeyen birçok kadından biri annem diğeri de Tezer Özlü’ dür örnek vereceğim. Tezer diyor ki; ‘’ …neden bunalımları çözümleyemiyoruz? Neden dost olmadan erkek-kadın, karı-koca olmaya çabalıyoruz? Yirmi yaşlarının başındaki insanlar böyle mi olmalı? Sevişmek için ilkin nikâh imzası mı atılmalı? Ya da yalnız kalıp, yıllar yılı erkek-kadın özlemiyle kendi kendine mi boşalmalılar? Erkekler kadın resimlerine bakıp mı heyecanlanmalılar? İlk kadını genelevde mi tanımalılar? Karı-kocalar birbirlerinin gövdelerine <mal> gözüyle mi bakmalı? İnsanın doğal yapısı bu davranışların tümüne aykırı. Bizim insanlarımızın insan sevmesi, insan okşaması çocukluktan engelleniyor. Saptırılıyor. Çarptırılıyor.’’

Sizler, kendi çocuğunuzu, kızınızı bile –dinen uygun değil diye- kucağınızı alıp sevmekten çekinecek kadar ortaçağ zihniyetindesiniz.

Elinizden gelse, her biriniz eline asasını alır, Tanrılığınızı ilan eder ve istisnasız her biriniz o çürümüş düşüncelerle dolu beyninizde kurguladığınız robotumsu kadını yaratmaya girişirsiniz. Sıkıldın mı? Yeterince tatmin etmedi mi? Öldür, yeniden yarat. Vaciptir. Yat! Uyu! Pişir! Sus! Bacaklarını arala! Doğur! Hizmet et! Örtün! İtaat et! İşte yaratmak istediğiniz, bu komutlarınıza itaat edecek, sorgulamayan kadın bedenindeki robotlardır.

Acizsiniz. Bize muhtaç olduğunuzun farkındasınız. Bu farkındalığınızı biz yarattık ve bundandır hiddetiniz, öfkeniz, öldürmeleriniz. Erkliğinizi bir tarafımıza takmadığımızdandır bizi katletmeniz.

Elimizde Tanrısal bir güç taşıyoruz: Sizi biz kadınlar doğuruyoruz. Bizim içimizde can buluyor, bizim sütümüzle büyüyorsunuz. Bu Tanrısal gücün farkındalığına tam anlamıyla eriştiğimizde erkliğiniz son bulacaktır. İşte o zaman toplum tam anlamıyla bir dönüşümden geçecek ve dünya cennet olacaktır.

İnanç ülkeleri yerinden oynattıysa, insanı aya bile gönderdiyse, inanıyorum ki biz kadınlar da sizin erkliğinize son verebileceğiz.

 

 

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler