Misak Tunçboyacı/ Akıllı Olun


  • Gündem
  • 24 Şub 2015
  • admin
  • Okunma
  • Yorum Yok

Banksy WoosterAkıllı olun nidasının tam tekmil bir uyaran haline dönüştürüldüğü, sözün değil daima hiddetin yegâne hiza belirleyici olarak bildirildiği uzam artık bir hakikattir. Aklın ve fikrin tözün ve de sözün nihayetinde prangalara tutturulabilecek veya mahpus edilebilecek bir şey bilinmesinden gayri hiçbir zaman ayrılamadığımız bir ünlemdir akıllı olun. Sözlerin önüne kurulan hendektir ya da çukurdur en bilinçlisinden. Devlet mekanizması ile zikrinin nasıl ‘müdanasız’ bir körlük olduğunu yineleye gelen bir edimdir akıllı olun. Ol devletin bu müesses nizamın, tüm körlüğü sahiplenmiş olan herkeslerin ve her makamın hatırının bir köşesinde tuttuğu bildirimdir akıllı olun. Duyulmayan, anlaşılmayan hiçbir surette izahatı bulunmayan görülmeyen ve bilinmeyen bir anlayışla yola devam seçeneğinin ta kendisini hazırlayandır akıllı olun.

 

Hakaretamizlik ile hiza bildiriminin yan yana gittiği bir menzildir akıllı olun ile zikredilenler. Zorun, zulmün, bir yöntem olarak bildirilmesidir bu akıllı olun. Akla fikre duvarlar örülmesidir akıllı olun. Tehdit güncellene durulurken sol duyu ya da sağduyunun değil, öfkenin hâkimiyetine kayıtsız şartsız teslim etmelerin karşılığıdır akıllı olun. Yansı, imge değil hakikate ulaşan bir örnekleştirilmiş, basmakalıp tehdit klişeleriyle donatılmış bir hayattır ol akıllı olun. Nasıl bir yerde yaşadığımız artık aleniyettedir, meydandadır. Artık son derece belirgin olan bir halin kendisidir, günceldir. Enikonu son derece bariz olandır, iç yakan bir menzildir. Artık kaçınılmazın, bizzat kendisidir delip de geçendir.

 

Akıllı olun bir nida değildir bugünün ülkesinde siyasetin öz aklıdır. Hayata ipotek hakkını elinde bulunduran düzenin tavrıdır. Hayata karşı müdahale şansını yarınlara bir biçimde terk etmeyecek olanların her güne kattıkları şiddetin nesnesidir akıllı olun. Öncesinde uyarı, öncesinde bir ikaz olarak çıka gelendir, hemen ardından yıkımın temellendiricisidir akla hakaretin ta kendisi, akıllı olun. Sözün önüne set çekilmeye devam olunurken, sizli, bizli, önlü arkalı herkeslere, her biçimde bir tehdit güncellemesi dâhil edilmektedir. Tehdidin kendisini o akıllı olundan az sonra çıka gelenlerde görebilmek mümkündür. Halen bu iklimde bu sığ suda bile bu mümkündür işte. Aklımız fikrimiz kendimize yeterli gelmezmiş gibi müdahaleleri ardı arkasına ilave edilenler bu yıkım seferberliğini, zorun güncelliğini meydana çıkartmaktadır bu menzilde bir kez daha.

 

Söze karşı hikâye ağır bir ‘korku’ sarmalı olarak biçimlendirilmektedir bir kez daha. Hayatın bedeli, anlamı yok edildikçe tahlil olunan tehditler yinelene geldikçe bir norm olarak akıllı olun tehdidi yinelenebildikçe sağlama alınır. Tekrar edilen akıllı olun imajı, görsel bir tamamlayıcıyı değil tam tersine hayatın merkezine konumlandırılandır işte bir daha.  Bir var sanım değildir aksine hayatın merkezine konumlandırılan bir meseledir bu, akıllı olun. Akıllı olun bir sürekliliğin ta kendisidir sırf korkulardan ibaret olan ülkeye varabilmenin öteki yollarındandır. Arşınlanmaya doyulmayan bir devletin yardımcı kaynağıdır. Rüştünü ispatının temel taşlarındandır. Her günü daha zora koyarak her güne bir akıllı olun uyarısını sıkıştırarak ilerlenmesi budur.

 

Açıktan sürdürülen tahakkümün nihayetinde gerçek, kalıcı kılınması halidir akıllı olun. Ben ben ben diyip duran bir aklın, usta! denilen şahsın yol verdiği kendi uzamında teke indirgediği başkasına değil söz, yaşam hakkı bile bırakmadığının ilamıdır akıllı olun. Bir bildirimden çok daha fazlasıdır tükeniş ne demektir bunu karşılayandır en kestirmeden. Henüz soluk alırken, yok etmenin cerahatini iyice yaygınlaştırmak maksadıdır halen bunca yaşatılana rağmen. Akıllı olun doğalmış gibi görünen gösterilen hep öyle anılan karanlığın karşılığındaki edimlerdendir halen ve haddizatında. Güne dâhil edilen inatla ısrarla yinelenendir. Kaçınılmaz olarak bildirilen teslimiyettir, biattir. Prangalara boyun eğmek, tüm yaftaları sineye çekmektir.

 

Akıllı olmanın, aklı baştan götürmek, yok etmek olduğu hepten, hep bir gayret unutturulandır. İstenç makûs bir kader ya da yazgıymış gibi, tüm bu hezimete boyun eğeceksiniz diyebilmek adına sürdürülendir. Devletin aklı, fikri bu akıllı olunlar ile yönlendirilirken başa getirilenleri bir kırım, bir felaket ve bir fecaatten fazlası olduğu anlaşılmaz kılınmaktadır. Ne ki yaşamlara müdahale edilmesinin sonu getirilmeyendir. Ne ki bir dur, bir kâfi artık, bir yeter artık hemen hiç bilinmeyendir. Bunun içindir akıllı olun bunca sık kullanılmaktadır. Kullanıla geldikçe bir uzamı daha nasıl paramparça edebiliriz sorgusunun karşısına yerleştirilen bir yıkım tekrardan düzene dâhil edilmektedir. Düzen dediğimiz yıkımlardan birleştirilmiş bir zincirleme halin ta kendisidir.

 

Eksiği gediği olmaksızın bu her günü karanlıkla hemhal ettiren şeyin nasıl akıllılık ile hemhal ettirilerek öne sürüldüğünü göstere gelmektedir. Akıllı olun denmesi boşuna değil, hiç yok yere değildir işte. Bunca kırım yinelenirken, bunca ağır yüklenişe sebep olan fecaat ol menzilde şekillendirilirken nefesi kesmek kadar, akla da duvar örmek gerçeklikten ayrıştırma çabasının merkezindeki bir eyleme dönüştürülür. Dik, kesintisiz ve sabık bir aklın tezahürü bu ülkenin her gününde ekranlarımızdan içeriye sözüyle, sesiyle ve işaret diliyle, yeri geldiğinde parmak ile işaret ederek hizaya sokma gayretine devam olunur. Akıllı olun artık bir hikâyenin detayı değil, kâbusumuzun ta kendisidir. Akıllı olun pes ettirmek için üzerimize çullanan kini ve nefreti sahiplenenlerin ellerinden çıka gelen ilk uyarıdır.

 

Kendisine benzeştiremediği kendi gibi düşünmesini sağlayamadığı, bizatihi kendi suretine dönüştüremediği herkes için zamanın gerektirdiği biçimlerde sindirmek, susturmak için denenen yöntemlerin çatısıdır akıllı olun. Ol menzilin nasıl dönüştürülebildiğini ortaya çıkartan sadece cümlelerin toplamından birkaç satır dâhilinde anlatılandan ibaret olmayan bir sürekli taarruz halidir akıllı olun. Her defasında çıka gelenin neden bunca yıpratıcı olduğunu bildirendir. Aklımızı fikrimizi çalmaya devamlılığın nasıl bir yok ediş olduğunu bildirendir akıllı olun. Onun içindir bu baş ağrıları, onu içindir bu yürek yangınları. Kan damlaya damlaya koca bir kuyu, gerçek kılınırken bedenlerimizin eksik gedik olmaksızın yok edilmesinin yollarının arşınlatılmasıdır akıllı olun bahsi.

 

Akıllı ol nidayı değil tam aksine yaşayan bir mekanizmayı göstere gelmektedir. Meclis denilen makamda tüm o kameralar hazır dışarıdayken, seçilmiş olanların bile can güvenliğinin olmadığını bildirendir akıllı olun. Savaştaymışçasına üç beş salladım diye çıkagelen ‘Saral’ vekillerin kadına şiddeti, erkeğe taarruzunu göstere gelendir akıllı olun. Birbirinden ayrı ve zıt görünmesine, hep böyle bildirilmesine rağmen yaranın nasıl kadın, erkek dinlemediğini, iktidar, erk, gücün yanında ya da karşısında olana göre durumun gözden geçirildiği bir yıkımın ta kendisidir akıllı olun. Tek, baskın olanın, vurdumduymazlığın, utanç vesikalarını toparlayandır akıllı olun. Utanç suretini ayrışmazımız kılanın dilinden dökülendir akıllı olun.

 

Sözcükler dizilirken, ağızdan çıkanların birbiri peşi sıra yinelenenlerin akıbeti, ardından çıka gelenlerdir yıkımı görünür kılan. Akıl ve dahi fikrin yok edilebilir kılınmasının hazanıdır bu denk getirmeye çalıştığımız eğri cümleler yığını. Eksik, gedik yahut da tam anlamıyla çözümlenmesi gereken açık seçik yazamadığımız bir faşizmin ayak seslerinin ta kendisidir. Faşizm bugünün ülkesinde anahtar kelimelerle yolu ve zemini sağlama alan bir taarruz menzildir. Gerçek kılınan yıkımın çat kapı eşiğimizden hiç vakit sekmeden buyur ettirilmesidir. Akıllı olun, bir söz öbeği, vurgu olmaktan öte sokaklarda yaşadığımız zulümdür. Akıllı olun gün aşırı ekranları kapsayan cumhur başının söylediklerini, dikte ettiklerini uygulamaya hazır ve nazır olanların belagatlerini biriktirdikleri sığınaklarıdır.

 

Akıllı olun, gün be gün ölmeye devam ederken insanlık halen hiçbir şey olmamış gibi her şeyi normal addedenlerin dilinden çıkandır. Akıllı olun, aklımıza hakaretin birebir karşılığıdır tekil tekten ve her dem olduğu gibi tekerrür ettirilendir. Süreklilik kazandırılan bir meydan okumadan fazlasıdır. Akıllı olun bir şablondan, tekrarlanıp durulan bir imden fazlasına atılan adımlar sayesinde kavuşmaktadır. Silleyi, tokadı, tokmağı hep muktedir hakkı olarak belleyen aklın, tehdidi görünür kılınmaktadır böylece. Şamarlardan bir yol böyle temellendirilmektedir. Aklı fikri kırmızıçizgilerle bölen devlet, bugün artık kan, zulüm ve hiddetle ayrıştırmakta, bu bahislerle akıllı olun demektedir. Süre giden ezberlerin yanına yöresine yeni olarak atanan ya da tanımlandırılan oysa eskinin kirinden, irininden beslenen bir tahakküm reçetesi biter.

 

Akıllı olun bir mecaz değil bugünün her şeyi kapkaranlık yerin başat figürüdür, en çok kullanılmaya çalışılan cümlesidir. Akıllı olun fıtrat olarak bilinen bildirilene karşıt görülen her şeye söylene durulandır. Akıllı olun izansızlığın nişanesidir. Dert, gam, keder yüklenip durulurken hiçbir şeyin asla kafi gelmeyeceğinin ön okumasıdır. Tarumar edilen benlik, paramparça edilen aklın yanında, can kırıklarının çoğaltılmasıdır işte. Tekilleştirilmiş cümlelerde yağmalanan anlamın bizatihi tözüdür bir kerede – akıllı olun. Mihman toptan yok edilendir kesin ve teyitli. Hemen hiç duraksamaksızın yinelene gelen her bir nutuk, cümle, beyan bunu kanıtlamaktadır. Hemen hemen her gün azar azar yok olurken, silinirken, üstelik bu yeryüzünden simyanın merkezidir, yok edişin temsiliyetidir akıllı olun.

 

Bildiğimiz, yaşayacaklarımızın tahlilidir akıllı olun dizini ile çıkıp gelen. Bir yok ediştir süreğenleştirilen, eğri değil dolambaçlı değil düpedüz apaçıktır. Artık göstere göstere yapılan şeyler aklın, fikrin, erkin beklentisi doğrultusunda kısıtlandırılıp gerektiğinde yok edilmesidir. İmha her seçenekten daha fazla el üstünde tutulmaktadır. Eksik gediğe, yokluğa mahkûm etmek mübalağasız önemsenendir. Erkin tek başına diretemediği ya da dayatmadığı bunun hiç yetmediği hallerde paçavra yayınlarından, bu akla zarar hezeyanları manşete taşıması hep bundandır. Komplo teorileriyle abuk sabuk mizansen haber ve yorumlar silsilesiyle bir ülkenin gerçek gündeminden, esas yıkımlardan uzakta tutulması böyle sağlama alınmaya çalışılmaktadır.

 

Gerçek yıkım, kapının eşiğinden çoktan girmişken, hemen her şeyin tozpembe bir masalmış ve buna kastedenler varmış diye aksettirilmesidir perdenin ardında bir biçimde şekillendirileni ortaya çıkartan. Akıllı olun artık her yerde anılandır. Ekranlara çıkan “hidayetlerin” kasıtlı, onanmış papağan gibi tekrar ettikleri cümlelerdir. Bir papağanın zihnine bile abesken, takdis eden, onayan, paylaşan uslardır akıllı olunu dönüştüren, işte bu menzilde. Tecessüs imha edilmek istenendir zamanımızda. Türkçesiyle ifade edersek günü soruşturmak, sorguyu güncellemek engellenendir. Hemen her şeye bir kulp takılan menzilde hayatı anlama çabası kırmızıçizgilere dokunmaktır. Büyük egoları illa ‘rencide’ edendir. Bir darbe çabasıdır. Hepsi ve daha fazlasıyla -erk-çe bölünmez bütünlüğe hakarettir.

 

Korkunun simgeleştirildiği, cisimleştirildiği, faşizmin kanıksatıldığı yerdeyiz. Her adımımız gözetime ve denetime tabidir. Ne ki yaşaya durduğumuz Nuh Köklü’nün dediği gibi bir rüya olsunu çoktan aşmış bir mesel, artık tastamam bir kâbustur. Korku artık yedi düveli sarıp sarmalayandır. Korku ve kâbusların birlikteliği tüm rüyalarımızı derdest etmektedir. Artık dün yoktur, gün yoktur, gelecek büyük bir ihtimal tarumar etmenin şemasında kurşunlanacak olandır. Hedefe konulandır. Akla şeklin verilmesi için hiddetten el bulunmasından bu yana geçen sürede, ne yazılan, ne konuşulan, ne anlatılan, ne bahsedilen, ne sese ve söze dökülen kısacası hayata dair olan hiçbir şey layığıyla önemsenmez. Geçip gitmiştirler, affedersinizler, kadın mıdır kız mıdırlar biri bitmez bir başka her defasında alt metni, meramı değişmeyen tahakküm veçhesidir kâbus olarak çıka gelen.

 

Bir rüya olsun tüm bunlar nidasını, son seslenişini bile ayaklar altına alabilen bir cerahattir işte bu menzilde bina olunmaya devam edilen. İnsaniyet artık köşe bendidir. İnsaniyet artık erke karşı olanlar için kullanılmayacak, anılmayacak ve bahsi edilmeyecek bir meseledir. Öylesine ağır, öylesine ağıtlarla hemhal bir yerdeyiz ki sesimiz, hayat dediğimizin eğrisini doğrusunu, tüm o akıllı olun diye parmak oynatanlara karşı birlikte mücadeleyle mümkün olduğunu unutmalara devam ederiz. Yoktur hiçbir zaman olmayacaktır bir çıkarımız, hayat gailesinden başka, bunu kalıcılaştırmaktan başka. Her defasında canımıza saplanan ağrılardan, her defasında bu sondur diye yinelene gelen tahakküme karşı yalnızlığımızı çoğaltabilmekten başka bir maksadımız bu uzamda yoktur.

 

Yalnızlaştırıldıkça, izole edildikçe tükenirken, tükendikçe sona daha fazla çok daha hızlıca giderken görecek miyiz, duyacak mıyız bahsi mühimdir. Görüp de anlayacak, ses ve sözü duyup da önemseyecek miyiz yoksa kâğıt kadar hafifleşmiş, saydamlaşmış olan sınırı belirli yaşam alanlarımızda kendi çürümemizi seyretmeye devam mı edeceğiz? Cerahat irin ve kindarlık yüklendiğimiz her güne zerk ediliyor. Susmaksızın, yinelenen her söylev, her eylem bir kırıma çıkarken uyanmak ne zamandır? İpin ucunu koyuverecek olan iç güvenlik yasasına dair Meclis oturumu gerçekleştirilmeden az evvel, kıyamete çeyrek varken, henüz her şeyimiz tükenmeden, son bir şans için uyanmak ne zamandır? Akıllı olun uyarılarını başlarına çalarak, türkülerimizi söylemeye kaç vardır? Akıllı oyun uyarılarının “ölüm çağrısı” olduğunu akıldan çıkartmadan hayat için kendi sözümüzü savunma çabasına düşmek ne zamandır? Bu kabustan kalkmanın vakti gelmemiş midir? Kuşatılmayı delmek, aşmak hayal gücünü yeniden tahayyül etmekle söz konusudur. Var mısınız, orada mısınız?

 

Misak TUNÇBOYACI – İstan’2015

 

Görsel – No Future – Banksy – Wooster ‘2010 https://leniloizou.wordpress.com/2011/07/25/banksy-2/

Benzer Yazılar

En güzel Beşiktaşın çocukları sever / Bulut Küçükartal

Bugün hayatta olan milyonlarca insan potakalda witamin bile değilken , biz katranla 32 evlerin duvarına BJK yazmıştık.O öyle bir yazıydı ki , 2 askeri darbe , 1 Turgut Özal vs silemedi.Baktılar olmuyor lojmanları BJK yazan duvarla birlikte komple yıktılar. Siz bilmezsiniz ! İtalya fatihi kaleci Sabriyi.… Ahmet II , Nico,Zekeriya,Sanlı kaptanı. Vedat,Yusuf,Kör Tuğrul’u. Ben neden...

Misak Tunçboyacı /Çürümeden Önceki Son Çıkış

“Görmüyor Muyuz, Bocalıyor insan, aranıyor hep, Yer değiştiriyor, yükünü atmak ister gibi.” Titus Lucretius Carus   Gidişata dair bir portreyi oluşturabilmek, esas resmin detaylarına vakıf olmak ve bu bahisleri genellendirmelerin sığ sularında dolaşmadan bütünleştirebilmek, hakkaniyeti hatırlayabilmek haddizatında önemli sorunlarımızdandır. Olan biten her şey, bugünün sınırlarını zapt ederken, dönüştürmeyi aralıksız sürdürürken, erk nizamının gerçekliği sıradan için...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler