Ruhi Uzunhasanoğlu / Sürece dair..



Çok değil bundan iki yıl önce “Ben olsam asardım” diye meydanlarda bağıran başbakanımız vardı.
Oysa İdam yasalarımızdan çıkalı epeyi olmuştu.
Ve en önemlisi asma kesme’nin gündem olmasını gerektirecek bir durum da söz konusu değildi.
Nereden çıktı ” Asardım ” ajitasyonu  hiç kimse anlamadı.
Acaba iklim sertleşiyor mu diye düşünürken gazetelere örgütle görüşüldüğü haberleri sızmaya başladı.
Bunun üzerine hükümetin en yetkili iki insanı ,  biri Başbakan ,  diğeri yardımcısı Bülent Arınç çok kızdılar.
İkisi de görüşen “Şerefsizdir” gibi ağır sözlerle  bu haberleri yalanlanladılar.Halbuki daha diplomatik cümleler  kursalar da olabilirdi.
Nereden çıkarıyorsunuz bu haberleri , bunlar  doğru değil , gibi.
Çok geçmeden anladık ki , bu şereflerini ortaya koydukları görüşmeler aylardır yapılıyormuş.
Önce “Biz değil , devlet görüşüyor ” dediler.
İnsanlar sordu doğal olarak ; Siz KİM Devlet KİM  ?
Bu soruyu  duymazdan geldiler.
Zaten KİM’i aramanın ,  konuşmanın  , sormanın  manası kalmadı.
Çünki çok kısa süre sonra Çözüm süreci başladı.
Sonrası  hepimizce malum.
Bozuk olan koster bir hokus pokusla tamir oldu.
İmralı heyetleri gitti-geldi.
Oradan kandile çıkıldı,inildi.
Sırrı Süreyya ” bir ayda 3 bin Km yol yaptım , ben bu yola baş koydum ” dedi.
Politikayı bilen bilir.
Bütünüyle bir saflık , sonsuz  bir güven ,  heryanıyla şeffalık vs olmaz.
Herkes kendi hesabına bir oyun kurar,bozar,uygular,tekrar kurar ve yoluna devam eder.
Bu işte herşey olur ama fazla kurnazlık hiç tevessül edilmeyecek yoldur.
Kendinizi çok akıllı , çok kurnaz sanırsanız belki hızla sonuç alır , kazanır,karşınızdakini alt edersiniz ama bir süre sonra hepsi gelir ayağınıza dolanır.Tüm hesaplarınız boşa çıkar.
Bu sözümüzü kaydedip devam edelim.
Akil adamlar vardı (hala da varlar ya )
Onların durumu bu yol haritasında  çok acıklı.
Aylarca bölge bölge gezdiler , bi ton küfür yediler , oturdular sayfalarca rapor yazdılar.
Bugün anlıyoruz ki o sayfalarca raporların tek satırını okuyan olmamış.
Yeni Başbakan geçen hafta çok sayıda “ben yokum” eksiğiyle topladığı akillere söz vermiş “Raporların akibetini öğreneceğim”
Çok merak ediyorum.
Milliyetçilik ve atarda açık ara önde olan Trabzon’un  uzun sokak delikanlıları  bu sürece nasıl ikna oldular.
Özel olarak” Uzun sokak”takilere soruyorum.Onları anlarsak diğer semtleri,şehirleri anlamamız çok kolay.
Türk bayrağı dışındaki her bayrağa  , hak arayan insanlara  bile , hele de sarısı varsa “Kahrolsun Pekaka” diye saldıran bu arkadaşlar yaşadığımız son iki yıla ne diyor mesela ?
“Cani,bebek katili,imralı canavarı” sıfatları vardı hani.
Ne oldu , nasıl oldu da bilinç atlaması yaşadınız.
Nasıl ikna oldunuz.
Dün sokağınızda hapishanelerdeki arkadaşları için imza toplayanları linç ederken , bugün bu kadar nasıl  demokrat oldunuz ?
Yaklaşık iki yıldır barış süreci devam ediyor.
Arada eylemler oluyor , insanlar ölüyor.
Ortalıkta uzmandan geçilmiyor ya..
Hepsi aynı ezberi tekrarlıyor “Efendim İngilterede de görüşmeler sürerken Londrada  bombalar patlıyordu”
Kötüyü neden örnek alıyorsunuz,diyen yok.
Velevki bu bilgi doğru olsun.
Dünya deneylerinden ders almayı bari becerin.Becerin ve bizde kimse ölmesin.Bomba da  patlamasın.
Her ülkenin kendi özgünlükleri vardır.
Önce dünya deneylerini santimle inceleyeceksin.Cebinde birikmiş taşların olacak.
Sonra kendi ülke gerçeğini santimle anlayacaksın.
Bütün bir toplamdan bir yol haritası çizeceksin.
Acele etmeden,telaşsız.
Bir o kadar da hızlı.
Kervan yolda dizilirmiş ya . Böyle kanlı bir sorunda yolda dizilmez kervan.
Deneme yanılma işine hiç girmeyin zaten.
Ve devlet , mutlaka açık davranmalı halkına.
Bu sürecin hikayesi nedir ? Bilsin insanlar.
Yerel seçimler var , idare edelim..
Cumhurbaşkanlığı seçimi var ,  idare edelim.
Başkanlık sistemi acaba olabilir mi ?
Sağımız solumuz sobe , ESED hala gitmedi biraz daha işi uzatalım , nasılsa yüzde elli cıvarında koşullusuz “Millet iradesi” var peşimizde , derseniz.
Hayat sizi affetmez !
Hiç hesapta olmayan bir Kobane çıkar karşınıza.
Kendi topraklarınızdaki Kürtlerle barışıyoruz oyunu oynarken yanı başınızdaki Kürtlere ne yapacağınızı bilemez hale gelirsiniz.
Ne olur ?
İki yıldır nasılsa gidiyor , nasılsa herkes ne dersem yiyor diye yürüttüğünüz süreç ortasından yarılır.
İki yıldır söylediğiniz yalanlar biter.
Bir günde ülke karışır.Onlarca insan ölür,öldürülür.
Barış sürecine destek yüzde 60 yetmez 70 hatta yüzde 80 diyenleri biliyoruz.
Bu sözlerin söylendiği memlekette 3 günde  çok sayıda  LİNÇ olayı   yaşandı.
Büyük çoğunluk  barış sürecini destekliyordu hani.Bu nasıl Barış iklimi.
Diyarbakırda 16 sında bir çocuk öldürüldü.Aması yok !
Bir çocuk taşlarla başı ezilerek öldürüldü.Lanetliyoruz.Nokta.
“Büyük barış projesi ” derken küçük adım’larla aylarca oyalanmanın ne tür sonuçlar yaratacağını görmelisiniz.
İmralı çözümde ısrar  ?  Kandil’den sert açıklama ? Ne anlayalım acaba ?  diye şifre çözeceğiz derken politik körleşme yaşarsınız farkında olmadan.
Kobani sürecinin doğru yönetilemediği açıktır.
Araya ajanlar girdi.Provakatörler sızdı.Filan oldu vs durumu açıklamaya yetmez.
30 yıldır her türlü direnişi örgütlemiş , yönetmiş bir hareket tüm bunların üstesinden gelebilirdi.Gelmeliydi.
Belli ki 6-8 Ekim günleri herkes açısından bir kırılma yarattı.
Hükümete yakın kesimler satır aralarında  , ortaya çıkan öfkeyi anlamamız gerekiyor lafları ediyor.
Evet anlayın.Hemde iyi anlayın.
Üstelik bu öfke sadece Kürt tarafında birikmiş değil.
Barış’ın  ciddi bir iş olduğunu anlayın artık.
Ben derim olur.Nasılsa yüzde elli arkamda,bütün seçimlerin galibi benim,Başbakanda olurum,Cumhurbaşkanı da , yürü ya kulum …bir yere kadar.İnanın bir yere kadar.
Türkiye ZOR ülkedir.
Ve bu ülkeyi yönetmek gerçekten USTA’lık ister.

Benzer Yazılar

İki dilek tutum..Tuttu..Teşekkürler dünya / Ruhi Uzunhasanoğlu

Bugüne iki dilek tut… ” Ve çok uzak, Çok uzaklardaki istanbul limanında, Gecenin bu geç vakitlerinde, … Kaçak silâh ve asker ceketi yükleyen laz takaları: Hürriyet ve ümit, Su ve rüzgârdılar “ Şimdi çok uzaklarda, Taa hindistanda, Bir laz uşağı tek başına. Bugün saat 16:30 da Bengaluru Asya kupası yarı final maçına çıkacak.İlk maç deplasmanda...

Kanser hastalığı için farkındalık yazısı…/ Ruhi Uzunhasanoğlu

Ne diyorum Yavuz ( Bingöl ) biliyormusun , Kocamustafapaşa’da öğrenci evinde bizim Muhsinle ( Kızılkaya ) kızartılmış patatese yumurta kırardık , yanında akşama kadar tok tutsun diye iki ekmek.İTü’de güzel insanlarla tanışmıştım , onlar başka dünyalar , hayaller peşinden gittiler , çok dert , çok tasa çektiler.Muhsin ne yaptı ne etti VEKİL oldu , bende...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Yazarlar

Yazarlar

Son Yorumlar

    Arşivler